Bilmeyen ne bilsin bizi،bilenlere selam olsun... YEmre
من لم يذق لم يعرف
Ummazsan küsmezsin, Küsmezsen kızmazsın, Kızmazsan bu alemde
geçinemeyecek ne var?
Mehmed Zahid Kotku
Allah Resulü,bunlar da benim yıldızlarım, fakat yazı tahtam yok ki onları size resmederek göstereyim dercesine bir çubukla yere dört çizgi çizip "Bunlar Cennet kadınlarının efendileridir" diyerek Ümmetinin kızlarına Hz Hatice,Hz Fatıma,Hz Meryem ve firavunun eşi Hz Âsiye'ye uymayı tavsiye etmişti.
...Müşrikler Ümmü Şerik'e (Ebu Hureyre'nin eşi) hararet yapması için sadece ballı ekmek verdiler. Çölün kızgın kumlarında, kavuran güneşin altında o 'su su'diye kıvrandıkça 'Muhammed'in dinini inkar edene kadar su yok! 'diyorlardı.İşkence o kadar uzun bir müddet devam etti ki nihayet Ümmü Şerik aklını, işitme ve görme melekelerini kaybetti.Bu halin Ümmü Şerik in inkarına sebep olacağını düşünen müşrikler işkencenin dozunu düşürmezler.Herşeyini kaybeden bir kadın Mekke çöllerinde kavurucu güneşin altında yalnız başına müşriklere direnmeye devam ediyordu.Ümmü Şerik bir şeyler mırıldanınca onlar artık İslam'dan döndü zannediyor, seviniyor yanına yaklaşıp onun kararlılığını görünce büyük bir öfkeyle kaldıkları yerden işkenceye devam ediyorlardı.Bunlar olurken o Allah resulüne bütün varlığı ile iman ettiğini duyurabilmek için sadece sema'ya doğru kaldırabildiği parmağı ile Kelime-i Tevhidi ilan etti...Çölde kendinden geçen Ümmü Şerik biran göğsünün üzerinde bir serinlik hissetti,toparlandı ve karşısında gökten ona doğru sarkıtılan bir su gördü.Hz Meryem'e gökten sofra indiren Allah Teala, Ümmü Şerik'e de su indirdi.Susuz bıraktıkları Ümmü Şerik in suya kanmış halini gören müşrikler, kaplarının açılmadığını, suyunda tek yudum eksilmediğini görünce iman eder ve topluca Medine'ye giderler...
İki kadın şahidin bir erkeğe denk olması bir cinsin diğerinden üstünlüğünün göstergesi değil, kadın fıtratının erkekleşmemesi için alınan ilahi bir tedbirdir...Kadının onuruyla değil görev alanı ile alakalı bir durumdur.İslam, kadını bütün okuma faaliyetlerinden sonra annelik makamında gördüğünden, iktisatçı olmasını izafi bir durum olarak ele alır. Her ne kadar o, iktisat okuması itibariyle belli konulara herhangi bir erkekten daha fazla vakıf olsa da,İslam nizamı içerisinde onun için en itibarlı mevki yine anneliktir.