KİTAP ÖZETİ VE YORUMUDUR.
9/10
·376 syf.··
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 23:05
Ailesi vahşice katledildikten sonra intikam yemini eden kadın karakter, gerçeğini saklayarak erkek kılığına girer ve orduya katılır. Amacı ailesinin ölümünün ardındaki kişileri bulmaktır. Bir görev sırasında yüzbaşı tarafından kadın olduğu fark edilse de bu sırrı yargılanmadan kabul edilir. İkili, ölümcül bir tuzağın ardından sığındıkları yaşlı çiftin evinde birbirlerini tanımaya başlar ve aralarında güçlü bir bağ oluşur. Ancak peşlerindeki düşmanlar yüzünden yaşlı çift hayatını kaybeder. Daha sonra Rusya'ya giden ekip, kadın karakterin ailesinin ölümüyle ilgili yeni ipuçlarının peşine düşer. Erkek karakterin babasının ölümüyle soruşturma çıkmaza girerken ikili arasındaki çekim giderek aşka dönüşür. Tam her şey yoluna girmeye başlamış gibi görünürken kadın karakter amcasından gelen çağrı üzerine gizlice buluşmaya gider. Erkek karakter onu terk edildiğini düşünerek takip eder ve buluşma sırasında amcanın kurduğu tuzak ortaya çıkar. Hikâye, erkek karakterin vurulması ve kadın karakterin büyük bir şok yaşamasıyla nefes kesici bir şekilde sona erer. Benim yorumum: Rina Kent'in yazım stilini zaten sevdiğim için kitaba başlamam kolay oldu. Askerî atmosfer, gizli kimlik ve intikam konusu ilgimi çekse de kadın karakterin uzun süre erkek kılığıyla fark edilmemesi bana biraz mantık dışı geldi. Buna rağmen kadın ve erkek karakter arasındaki yavaş gelişen bağ hoşuma gitti. Özellikle yaşlı çiftin evinde geçen bölümler ikilinin birbirine yakınlaşmasını doğal hissettirdi. Kitabın sonunda gelen ihanet ve vurulma sahnesi ise ikinci kitaba geçmek istememe neden olacak kadar merak uyandırıcıydı.
Canavarımın KanıRina Kent · Ren Kitap · 2025707 okunma
9/10
·240 syf.··
2026 60. kitabı
Kitap Yorumu : Küçük Yabancı / Leigh Rivers Özet; Olivia ve Malachi’nin ortak bir noktası vardır: İkisi de çocukluklarında şiddet, istismar ve ihmalin içinde büyümüş, daha sonra ailelerinden alınarak evlatlık verilmiş çocuklardır. Hayat onları Vize ailesinin çatısı altında bir araya getirir. O sırada Olivia yedi, Malachi ise sekiz yaşındadır. Olivia yeni hayatına uyum sağlamaya, aile olmanın ve kardeşlik bağlarının ne demek olduğunu öğrenmeye çalışırken Malachi için durum biraz farklıdır. Malachi’nin dünyasında insanların çok fazla yeri yoktur. Hatta çoğu zaman kimseye yer yoktur. Tek bir kişi hariç… Olivia. Yaşadığı travmalar nedeniyle konuşamayan Malachi, işaret diliyle iletişim kurmaktadır. Yıllar geçtikçe sessizliği azalsa da karakterinin karanlık tarafları daha görünür olmaya başlar. On beş yaşına geldiğinde kendisine Antisosyal Kişilik Bozukluğu teşhisi konulur. Ailesi onun Olivia’ya karşı geliştirdiği saplantılı bağlılığın farkındadır ve ikisini birbirinden uzak tutmaya çalışır. Fakat bu neredeyse imkânsızdır. Çünkü Malachi yalnızca Olivia’yı seven biri değildir. Onun etrafında dönüp duran, onu koruyan, sahiplenen ve gerekirse yalnızca kendisine kalması için çevresindeki insanları hayatından çıkarabilecek kadar takıntılı bir karakterdir. Ancak Olivia da göründüğü kadar masum değildir. İçinde yıllardır sakladığı, insanların yargılayacağı ve anlamakta zorlanacağı arzuları vardır. Onları birbirine bağlayan şey yalnızca geçmişleri değil, karanlık taraflarını birbirlerinde bulmalarıdır. Yorum; Bu kitabı satın aldığımda serinin ilk kitabı olduğunu bilmiyordum. O yüzden biter bitmez ikinci kitabı da sipariş ettim. Öncelikle şunu söylemek gerekiyor; Kitap yoğun şekilde smut ve BDSM içeriyor.Bu yüzden herkese hitap edecek bir kitap olduğunu düşünmüyorum.
Küçük YabancıLeigh Rivers · Koronis Yayınları · 2025389 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·392 syf.··
2026 54. kitabı
Martaval• II | R.İdeli Selam canım nasılsın Bugün sizinle kapağını kapattığımda hikâyesi bitmeyen, karakterleri zihnimde yaşamaya devam eden o kitapla geldim . İlk kitapta gerçek ile yalanın, kimlik ile maskelerin arasındaki ince çizgide yürürken bu kitapta o çizginin tamamen silindiğine şahit oluyoruz. Hikâye kaldığı yerden devam ederken karakterler artık sadece geçmişleriyle değil, kendilerinden sakladıkları gerçeklerle de yüzleşmek zorunda kalıyor. İlk kitapta bizi içine çeken gizemli atmosfer, ikinci kitapta çok daha karanlık ve yoğun bir hâl almış. Roller değişiyor, maskeler ağırlaşıyor ve herkesin sakladığı sırlar birer birer ortaya çıkmaya başlıyor. Kitabın en sevdiğim yanı da buydu aslında kimsenin göründüğü kişi olmaması ve her bölümde acaba şimdi ne olacak sorusunu sordurması. Yazarın kalemi yine akıcı ve sürükleyici. Sayfalar ilerledikçe karakterlerin yaşadığı iç çatışmaları hissediyorsunuz. Özellikle geçmişle bugün arasında kurulan bağlar, karakterlerin kararlarını ve yaşadıkları olayları çok daha anlamlı kılıyor. Hikâyede sadece aşk yok güven, ihanet, aidiyet ve insanın kendini bulma çabası da oldukça önemli bir yer tutuyor. Kitap boyunca en çok etkilendiğim şeylerden biri, karakterlerin kendi gerçeklerinden kaçmaya çalışırken aslında tam da o gerçeklere sürüklenmeleri oldu. Bir noktadan sonra kime inanacağımı şaşırdım. Her yeni bölüm, daha önce bildiğinizi düşündüğünüz bir gerçeği sorgulatıyor. Atmosfer açısından bakarsak kitap adeta bir tiyatro sahnesini andırıyor. Herkes rolünü oynuyor gibi görünse de perde arkasında bambaşka hikâyeler yaşanıyor. Karakterler artık sadece kim olduklarını değil, kim olmaktan korktuklarını da ortaya koyuyorlar. Son sayfaya geldiğimde hissettiğim şey ise tamamen şaşkınlık ve meraktı. Çünkü yazar birçok düğümü
Martaval IIR. İdeli · Artemis Yayınları · 2026141 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2026 84. kitabı
SAYANORA MAGİC & Büyülü Bir Öfke . Tanaka üçüzlerini hatırlıyorsunuz değil mi? Hani bir tek babaları gözetiminde büyü yapmaları izni olan, fakat her çocuk gibi farkedilmeyeceğini sanarak yapılmaması gerekeni yapıp belayı üstlerine çeken kardeşler. O haftaki at resmi yapma ödevleriyle uğraşıyorlardı ki, Akira resme kabiliyeti olmadığını anlayıp büyüsünü yaptı. Evet, yine yaptı! Fakat bu sefer evde olmaları ve büyüyü sesli yapması babasının farkına varma sebebi oldu. Dinledikleri uzun nutuk sonrası geri alınmayan büyü ile resim okula götürülmüş, Gina'nın dikkatini çekmiş, büyükannesi hakkında ileri geri konuşarak Akira'yı daha da sinirlendirmişti. Akira, Gina'ya ders vermek istemiş fakat Maru'nun ceza almasına sebep olmuştu. Şimdi ne yapacaktı? Okuldaki tek ve en yakın arkadaşını kızdırmış, onu teselli etmeye çalışan kardeşlerinin gözü önünde büyük felakete doğru sürüklenmiştiler. Yine Akira, yine yanlış yapılan bir büyü ile olay anına gitmek yerine, 1966 yılında büyükannesinin onların yaşındaki hali zamanındaydılar. Geri dönmek istediklerinde ise geçmişte süper güçleri olmadıklarını fark etmeleri uzun sürmedi. Şimdi ne yapacaklardı? Bu zamanda kalmak istemedikleri gibi güçleri de olmayınca yanıt tekti! Neler yaşandı, neler oldu? Kendi zamanlarına dönebildiler mi dersiniz? Hepsi ve daha fazlası üçüzlerin macerasında. .
Sayanora Magic Cilt 4Burakkuberi · Xlibris Yayınları · 20261 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 80. kitabı
Sevgili yazarımız müzikolojinin salt tarihsel bilgisinden fazlasını arayarak kitap sayfalarında değil hayatın içinde yaşayan müziklerin peşinden giderek bir tutkuyu bizlerle paylaşıyor. Müziğin gerçekte ne kadar güçlü ama aynı zamanda ne kadar yerel ve bağlamsal bir dil olduğu gerçeği üzerine vurgu yapıyor. Müzik bizi nasıl yönetiyor? Biz bu görünmez etkiye ne kadar farkındalıkla bakıyoruz? Ses Diyeti tam olarak bu soruların cevabını taşıyor. Kişisel bir arayış değil; sesin insan bedeninde, zihninde ve kültüründe açtığı kapıları anlamaya yönelik bir davet, farkındalık çağrısı Ses Diyeti. Sesle kurduğumuz ilişkiyi yeniden keşfetmek, onu fark etmek, bilinçle seçmek ve yaşamımızın ritmini yeniden dengelemek için çıkıldı bu yolculuğa. Ses Diyeti; sesi kısmak değil, sesi seçmektir. Sessizlikten korkmak değil, onunla temas kurmaktır. Her sese maruz kalmak değil, hangi sesle yaşadığını fark etmektir. Hayatımızda hangi sesler bizi besliyor, hangileri tüketiyor? Ses Diyeti, hayatımızdaki ses ortamını bilinçle düzenleyerek daha huzurlu, dengeli ve sağlıklı bir yaşam sürmemize yardımcı olan özgün bir yaklaşım. Sesin kültürel ve toplumsal yönünü anlamak, beynin ses frekanslarına verdiği tepkileri bilmek ve günlük yaşamda farkındalıkla dinlemeyi öğrenmek, Ses Diyeti'nin temel taşlarıdır. Müziğe bir performans aracı ya da gelişim baskısı unsuru olmaktan çıkarıp, bedeni ve sinir sistemini düzenleyen bir bakım alanı olarak ele alır Ses Diyeti. "Ses, yalnızca işitilen bir uyaran değil, yaşamın en temel yapıtaşlarından biridir. Kalp atışından nefes ritmine, annenin ses tonundan dış dünyanın melodilerine kadar her şey, daha dünyaya gelmeden bedenimizin ve zihnimizin hafızasına kaydolur. " Ses ve müzikle şifa bulma bölümü ayrıca ilgimi çekerken zamana yayarak altını çizerek okunan
Ses DiyetiArzu Haksun · Doğan Novus · 20261 okunma
Parazitlerin Kaotik İktidarı
Puan vermedi·808 syf.··
2026 13. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 16:41
1948 Peru darbesi... General Manuel Arturo Odría Amoretti'nin başkanlığında, 27 Ekim 1948'de Arequipa'da gerçekleşen ve kendisi tarafından "Onarıcı Devrim" diye adlandırılarak, José Luis Bustamante y Rivero hükümetini indirerek yönetimi ele geçirdiği, "Ochenio" olarak bilinen 8 yıllık, Peru için militarizme dönüş, liberal ekonomik politikalar, APRA liderlerinin baskı ve zulmü ve kentli halk sınıfları üzerinde manipülatif popülizm anlamına gelen bu diktatörün yönetim sürecinin; baskılar altında, 1956'da genel seçimler düzenlemek zorunda kalarak ve başkanlık seçimlerini Manuel Prado Ugarteche'ye karşı kaybedişine tanıklık eden yazarımızın kaleminden dökülenlere şöyle bir bakınca, siyaset yapanlar ile siyasete maruz kalanlar arasında okyanusları aşan bir fark var mıydı? Bence yoktu. Evine ekmek götüremese de kerhane/meyhane yoluna uğramadan evine gitmeyenler ile para içinde yüzüp bir evi kerhane/meyhaneye döndüren insanlar. Aşağıdan yukarıya yukarıdan aşağıya aynı orantıda birbirine kuyu kazan, yüze gülen, zaaflar üzerinden entrikalar çeviren, eğitim seviyesi yüksek olsun olmasın zekiliği, kurnazlığı ve sinsiliği ile her şeyi kendi lehine çevirmenin yolunu bulabilenler ile bunların tuzaklarıyla pusulalarını şaşıranların, yaka silktiren ilişkileri. Güç ve maddiyata sahip olmanın verdiği konforla, olmayanları aşağılayanlar ve olmadığı için bu aşağılamaya katlanan mazlumların yanı sıra bu düzene ayak uyduran yalaka takımları... "Bakanlığın önerdiği ücret artışı gayet makul,", "Pereira işçileri ikna etsin, bu talepler listesi tartışması son bulmalı. Orada gergin bir ortam yaratılıyor ve gerginlikler ajitasyon için elverişli bir ortam doğurur.".... "Neyin uygun olduğunu ya da neyin olmadığını uzun zamandır bilmiyorum," ... "Tek bildiğim bana uyan ya da uymayan." sözlerin
Katedral'de SohbetMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2022156 okunma