Ya öğrenci olarak bir iş bulmak o kadar zor ki 3 4 farklı yerle görüştüm işçi değil köle arıyorlar sanki ne yemek veriyorlar ne de sigorta gerçekten bıktım
HERKESİN HAKİKATİ KENDİNE...
(...) Bugün hemen her sosyal alanda, buna sanal olanlar da dahil, kendi gerçekliğine çekemediği herkese sinirlenen, atarlanan, bu farklılığı kabullenemeyen insanlar görüyoruz. Aslında hepimiz az ya da çok böyleyiz. Bu gerilimli tablo, yine birçoğumuzun altını çizdiği meselenin çok farkında olmadığımızı ya da üstünde durmadığımızı gösteriyor. Çoğumuz ısrarla, inatla, ihtirasla bir diğerine, diğerlerine kendi gerçekliğimizi giydirmek istiyoruz. Onun farklı beden ölçüleri olduğunu dikkate almadan; yâni "gerçek" dediğimiz şeye kendi tabiatı, kapasitesi, hissiyatı ve kabiliyeti ile bakmakta olduğunu, bizim gördüğümüzü bizim gibi görmediğini, göremeyeceğini, dolayısıyla onun böyle bir "gerçek"i olmadığını hiç hesaba katmadan... Dolayısıyla kendimize yakıştırdığımız elbise başka birine uymadığında, dar ya da bol geldiğinde, üstünde iğreti durduğunda, kendimize yakışır bulduğumuz şeyler başkalarına bizim gibi yakışmadığında isyan ediyor, hatta çoğu zaman kontrolü ve insafı kaybediyoruz. -Gökhan Özcan, "Herkes Kendi Algısının Esiri", yenisafak.com, 13 Temmuz 2023-
gökhanözcanyazıları
Reklam
HERKESİN "GERÇEK" İDRÂKI KENDİNE...
İnsanın bir dünyası var ve o dünya algısının biriktirdikleri ile inşâ oluyor. Yine idrâkının kapasite ve sınırlarıyla sınırlı... Gerçek dediğimiz şey dahi buna dahil... Aslında her birimiz "gerçek" derken kendi gerçekliğimizden çıkardığımız bir "şey"i kastediyoruz. İnsan sayısı kadar çok, birbirinden farklı ve bazen birbirine hiç benzemeyen "gerçek" var yâni dünyada. Dolayısıyla başka insanların bizim "gerçek" dediğimiz şeyi bizim gibi idrak etmesi, öylece kabul edip yaşaması da mümkün değil. -Gökhan Özcan, "Herkes Kendi Algısının Esiri", yenisafak.com, 13 Temmuz 2023-
gökhanözcanyazıları
Çünkü su, insanlardan farklı olarak, sosyal statüye veya kraliyet unvanlarına önem vermez.
Araştırmalarıma farklı bir bakış açısı kazandiracak bir atasözü buldum: Zengin parasıyla fakir karısıyla oynar Anadolu irfanı ne kastetti acaba meraktan ölcem
Alıntı

Mert

@burasineymis
·
Bundan dolayi gelir seviyesiyle birlikte yükselir. mesela geçen seneden bu seneye gelir seviyem tl bazından yaklaşık iki kat arttı (dolar bazında sabit %20-30 diyelim) libidom öyle yüksek ki ne süre tanır oldum ne sıklık tanır oldum. arada durup bana ne oldu diyorum. tabi bunda haftada 4-5 gün spor yapmanında faydası var ama geçen senede bu kadar spor yapıyordum.
Alıntı
MEVLÂNÂ’DA AKIL-AŞK İLİŞKİSİ Tasavvufî düşüncede şüphesiz en çok tartışılan konulardan biri de akıl ve aşk ilişkisidir. İslam tasavvufunda aklın hakikati tecrübe etmede yetersiz kaldığı her halükarda vurgulanmaktadır. Mevlâna’da aşk her şeyden önce akla karşılık gelen bir yeti görünümündedir. İlahi aşkı en derin anlamda tecrübe eden, bu tecrübenin tecellileri karşısında aşk sarhoşluğuyla kendinden geçen Mevlânâ öteleri kavramanın ve bu alanda birtakım feyizler alabilmenin tek yolunun aşk olduğunu savunur. Onun, akıl-aşk ilişkisinde tercihini aşktan yana yaptığını görmekteyiz. O duygu ile iradeyi ön planda tutar, aşk ile fikrin, iman ile aklın terkibini savunur. Ancak buna bakılarak Mevlâna’nın aşk adına aklı inkâr eden bir sûfi olduğunu söylemek yanlış olur. Mevlâna bu noktada akıl ile aşk terkibini, bu ikisinin kucaklaşmasını önermektedir. Mevlânâ gerçek âlemde Allah’a ulaşmak için çok farklı bir yol olduğunu söylese de öncelikle aşka, ardından da bilgiye ve hakiki akla vurgu yapar. Allah’ın insanoğluna en büyük lütfu şüphesiz akıldır, fakat akla anlayışı, hoş geçimi, hoşgörüyü, sabrı, hilmi, birliği-beraberlik düşüncesini ihsan eden sevgidir, aşktır. İnsanoğlu, bezm-i ezelde, herhalde özündeki bu aşktan ötürü olacak, bütün ilâhî teklifleri teslimiyetle kabul etmiştir. O deme erişen, o makamda Allah velisi olan kişide de, insandaki candan, akıldan başka ve ayrı bir can ve akıl vardır. Akıl pervane, sevgili de mum gibidir. O, hiçbir akla sığmaz, hiçbir akılla anlaşılmaz. Akıl yüzlerce mühim işe dağılmış binlerce isteğe, mala mülke bölünmüş! Bu cüzleri aşkla bir araya toplamak gerek ki Semerkant ve Dımışk gibi hoş bir hale gelesin. Q Şu aklın yettiği şeylerden başka akıl edilecek şeyler var; onları parlak değerli aşkla bulabilirsin ancak. Allah senin şu aklından
Reklam
Reklam