la boétie'ye göre insanın doğası özgürlüktür, özgür olmasıdır dahası insan, doğal yapısı gereğince, dünyaya gelirken özgür olduğundan başka, özgürlüğü koruma duygusuyla da bezenmiştir fakat rousseau'nun "insan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur" saptamasını andırırcasına la boétie için de bu ilk özgün özgürlük yitirilmiş, insan yozlaşmıştır bu yozlaşma öylesine büyük boyutlardadır ki, insan, değil özgürlüğünü korumak, onu anımsamamaktadır bile üstelik boyun eğmeye rıza göstermekle kalmayıp, kulluğu sevip ona gönülden bağlanır özgürlüğünü yitiren bu insan, aynı zamanda insanlığını da yitirir, kendi benliğini yadsıdığı bir düzeye iner; doğasının değişmesi, yozlaşması sonucu bir hayvan bile değildir artık çünkü hayvanlar, insanlardan farklı olarak, özgürlüklerini hiçbir şeye karşı değişmedikleri gibi, onu karşı konulmaz bir gücün zorlamasıyla yitirseler bile bu kul-köle durumlarını hiçbir zaman benimsemezler, istemeye istemeye, sızlana sızlana hizmet ederler.
Sayfa 72 - imge kitabevi·Kitabı okuyor
CHP parti programındaki korporatizm.
“Başlıca ilkelerimizden biri (deniyordu bir parti dokümanında) Türkiye Cumhuriyeti halkını farklı sınıflardan oluşmuş olarak değil, Türk halkının bireysel ve toplumsal hayatındaki işbölümünün gereklerine göre çeşitli mesleklere bölünmüş bir topluluk olarak mütalaa etmektir. “…Bu ilkeyi (halkçılık) benimseyen partimizin amaçları, sınıf çatışması yerine toplumsal düzen ve dayanışmayı güvence altına almak ve çıkarlar arasında uyum sağlamaktır.”
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
machiavelli için siyasal iktidar ya vardır ya da yoktur; var olduğu anda ise meşrudur bu bakımdan, bu alanda iyi – kötü gibi ahlaki bir sınıflandırma yapmak gereksizdir la boétie ise aynı görüşten hareket edip çok farklı bir sonuca ulaşır ona göre haklı gösterilebilecek hiçbir siyasal rejim yoktur, hepsi kötüdür hükmetme yetkisinin bir tek kişinin ya da bir çoğunluğun elinde bulunmasının, iktidar sahiplerinin bu konumlarını ister fetih ya da kalıtım yoluyla, ister halkın seçimi sayesinde elde etmiş olmalarının en ufak bir önemi yoktur çünkü siyasal iktidarın özü değişmez; biçimi ne olursa olsun, özü tiranlıktır hep.
Sayfa 70 - imge kitabevi·Kitabı okuyor
Alıntı
Bütün bir aydır yoğun biçimde yaşadığı heyecan ve üzüntüden öylesine bitkinleşmişti ki, bir dakikacık için bile olsa, nasıl olursa olsun, farklı bir dünyada dinlenmek istiyordu.
Kafam, rastladığım güzel yazılarla dolu ama güzel insanlar bulmak zor. Çünkü güzel bir insan olmak (olmam gereken ideal) çok zor bir süreç. İnsanın doğarken sahip olduğu karakter özellikleri bir kenara, seneler içinde biriken bütün düşünce ve tutumları değiştirmek de zor. Bu yüzden aldığım bir tavsiyeye, ne kadar iyi bir tavsiye olduğunun farkında olsam da, üç günden uzun bir süre uyamıyorum. Kelimeler ve davranışlar çok farklı ve kelimeleri saklamak kolay olsa da insanın bilinçaltından çıkan davranışları saklamak imkânsız. Çoğu insan, söyledikleri ile davranışlarının uyuştuğu bir hayat sürdürmekte zorlanır.
Üzgün ve belki de pek çok yıkım yaşamış olan ya da zar zor kontrol ettikleri bir anksiyeteyle günlerini geçiren okurlarımıza şunu demek isterim: Umarım içinizdeki görmezden gelinen, farklı sese kulak verirsiniz. Çünkü insan yüreği, ölmek istediğinde bile, çoğu zaman, bir yandan tteokbokki de yemek ister.