“Şimdi de şunu dinle.”Siona eline bir başka sayfa alıp okumaya başladı.
“Kumsal bir cesedin yanağı gibi gri,
Bulutların ağır hareketlerini yansıtıyor yeşil dalgalar;
Karanlıkta su kıyısında, ıslak kumda duruyorum.
Soğuk köpükler temizliyor ayak parmaklarımı.
Denizde salınan yanık dalların kokusunu alıyorum.”
Siona bir kez daha başını kaldırıp Nayla’ya baktı. “Yanına ‘Gani’nin öldüğünü duyunca yazdıklarım’ diye yazılmış.
Buna ne dersin ?”
“O…ablasını seviyormuş.”
“Evet! Demek ki sevebiliyor. Ah, evet! İşte şimdi avucumuza düştü.”