Kısacası İslam’ın emir ve yasak niteliğinde olan hükümleri kamu düzeni ile ilgilidir ve kamu düzeninin sağlanabilmesi için devlet otoritesinin varlığını gerektirir. Yani devletin hikmet-i vücudu, varlık sebebi İslam’ın öngördüğü hükümlerin uygulanmasını sağlamaktır.Bu hükümlerin uygulanması kişinin keyfine, isteğine bağlı değildir.
İslam toplumunda, din, hukuktan ayrı bir kategori değildir, onun aynıdır. Din kurallarına uymamanın müeyyidesi sadece vicdani bir sorumluluğu değil, aynı zamanda hukukî bir sorumluluğu gerektirir.
Ölmemek için nebat ve hayvan parçalarını boğazımıza tıkmak ihtiyacı, hayatımızın en kötü mecburiyetinden ve toprağa, ölüme köleliğimizin en utandırıcı işaretlerinden biridir.
~G. Pappini~
Yolumuzun üstündeki kuaförde günün her saatinde saçını taratmak ya da düzeltmek için bekleşen kadınları görüyoruz. Varoş sakininin açlıktan nefesi koksa da, saçını yaptırmaktan geri kalmaması dokunaklı bir tablo…