Spoiler içerir!
Agatha Christie’nin kitapları gerçekten ustalıkla kurgulanmış. Bu romanda tahmin ettiğim kişinin katil çıkması beni ayrıca mutlu etti. Cinayetin işlenişi ve olayların birbirine bağlanışı oldukça başarılıydı. Tanıkların verdiği ifadelerdeki küçük çelişkiler ve para çalınması meselesi ise olayın seyrini iyice karmaşık hale getirerek okuyucunun kafasını karıştırıyor.
Paton karakterinin ortadan kaybolması onu bir süre için oldukça şüpheli hale getiriyordu. Ancak nedense onun katil olduğunu hiç düşünmedim. Çünkü eğer gerçekten suçu işlemiş olsaydı, neden Poirot gibi bir dedektifi olaya dahil etmek istesin ki? Bu durum bana pek mantıklı gelmediği için Paton’un suçlu olduğuna ihtimal vermedim.
Özellikle mavi mektup meselesinde Dr. Sheppard ile Roger Ackroyd arasında geçen olayın başka kimse tarafından bilinmemesi benim dikkatimi çekmişti. Bu yüzden en başından beri Dr. Sheppard’dan şüphelenmeye başlamıştım. Üstelik hikâye boyunca en masum ve güvenilir kişi gibi görünmesi, şüphelerimi daha da ilginç hale getiriyordu.
Ayrıca Dr. Sheppard’ın 25 bin sterlin meselesi de oldukça dikkat çekiciydi. Parayı borsada kaybettiğini söylemesi bana pek inandırıcı gelmemişti ve o noktada şüphelerim daha da artmıştı. Bu tür küçük detaylar, roman boyunca okuyucunun zihninde soru işaretleri oluşturuyor ve olayların arkasında daha büyük bir gizem olduğunu hissettirmişti.