fasea

Gönül ne gök, ne elâ, ne lâciverd arıyor, Ah bu gönül bu gönül, kendine derd arıyor!
Sayfa 89 - Nefî·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İzdivaç, birbirleriyle anlaşan iki rûhun, bir tek vücut olurcasına birbirine uyması, birbirine yakışmasıdır. Bu yüzdendir ki evlenmelerde "nur topu" gibi bir yavrudan önce "nur'la "top"u böylesine bir araya getirecek; bu iki kelimeden üçüncü bir "nur topu" kelimesi yaratacak bir anlaşma aranır.
Sayfa 73·Kitabı okudu
İnsanlar vardır ki dünyaları, böyle, hep "kelimelerle örülmüştür. Onlar, kelimelerle duyar, kelimelerle düşünür, kelimeleri birer mücevher dizisi gibi, her kıymetin üstünde hissederler. Ben de onlardan biriyim.
Sayfa 72·Kitabı okudu
O gül-endâm bir al şâle bürünsün, yürüsün Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün, yürüsün
Sayfa 70 - Vâsıf·Kitabı okudu
Arada bir "gecelik" gibi kelimelerin rüzgârı, içimi okşarsa da bunu yeter göremezdim. Kadınlarımızın "etek"lerine yabancı bir kelimenin dolanmaması da şüphesiz bana ferahlık verirdi. Bir de gömlek sözü vardı ki Yâkub Peygamber'in kamîs-i Yûsufun kokusunu duyduğu zamandaki sevincine benzer bir hisle benim rûhumu okşardı.