Bu yeni ve bambaşka çocukluk modelinde çocukların içgel güdüler geliştirmekten mahrum kaldığını düşünmeye başlamış Lenore. Çoğu insan, diyor, "kendisi için çok önemli ya da çok ilginç bir şeyler yaparak öğreniyor odaklanmayı.... Bir şeye ne olup bittiğine dikkat edecek ölçüde ilgi duyarak odaklanma alışkanlığı ediniyor insan. ...İlgimizi çeken, bizi alıp götüren, heyecanlandıran bir şey söz konusu olduğunda odaklanmayı otomatik olarak öğreniyoruz". Ama günümüzde çocuklar hayatlarının neredeyse tamamını yetişkinlerin söylediklerini yaparak geçiriyorlar. "Gününüz sabah yediden akşam dokuza kadar başka birinin önemli olduğunu düşündüğü şeylerle dolu olduğunda nasıl anlam bulabilirsiniz ki?" diye soruyor Lenore. "Sizi harekete geçiren şeyin ne olduğunu bulmak için boş zamanınız olmadığında anlam bulacağınızı sanmıyorum. Anlam bulacak zamanınız olmuyor ki."
Dikkat aralığımız daralırken, karmaşıklığı ve nüansları kavrama becerimiz gerilerken, ortak hakikatimiz çöküp giderken, inançlarımız komplo teorileri haline gelirken, sorunlarımızı çözmek için ortak gündemler belirleyemezken dünyanın karşı karşıya olduğu acil sorunları nasıl çözebiliriz ki? En çok ihtiyaç duyduğumuz noktada anlamlandırma becerimiz yok oluyor. Bugün burada olmamın nedeni daha da kötüye gidişin günbegün teşvik ediliyor olması."Bana daha sonra söylediğine göre bu konuda bilhassa endişeli olmasının sebebi, insan türü olarak bugüne kadar karşılaştığımız en büyük zorlukla yüz yüze olmamız – iklim krizini tetikleyerek, yaşamak için bağımlı olduğumuz ekosistemi yok ediyor olmamız. Odaklanamaz haldeyken küresel ısınma sorununu çözmemiz mümkün olabilir mi?
Güzel bir öğleden sonra planlamıştık." Baba-kız okunan kitaplardan birini okuyorlarmış ve kızı “İstediğiniz süper güce sahip olabilseydiniz hangisini seçerdiniz?" sorusunun yazılı olduğu sayfaya gelmiş. Kızı soruyu düşünürken Nir'e mesaj gelmiş ve "kızımla birlikte orada olmak yerine telefonuma bakmaya başladım". Kafasını kaldırdığında kızı orada değilmiş.
Çocukluk, çocuklarla anne babaları arasındaki ufak bağlantı anılarından oluşur. Bu anları kaçırdığınızda geri dönüşü olmaz. Nir işte bunu fark etmiş: "Telefonuma gelen şeyin, kendisinden daha önemli olduğu mesajını almıştı kızım."
Bir gün James Williams -tanıştığım eski Google strateji uzmanı-önde gelen teknoloji tasarımcılarından oluşan bir dinleyici grubuna basit bir soru yöneltmiş: "Aranızdan kaç kişi şu an tasarladığınız dünyada yaşamak istiyor?" Odaya sessizlik çökmüş. İnsanlar birbirlerine bakmışlar. El kaldıran olmamış.