Başka birinin fotoğraflarını, şişinmelerini, yakınmalarını gıptayla inceleyip durmak, onlardan da bunu yapmalarını beklemek arkadaşlık değil ki. Arkadaşlık birbirinin gözünün içine bakmak, dünyada birlikte bir şeyler yapmak, sonu gelmeyen kahkahalar, kucaklaşmalar, neşe, keder, dans demek. Facebook'un zamanınızı kof arkadaşlık parodileriyle doldurması sizi tüm bunlardan yoksun bırakıyor genellikle.
Hastane yatağında ölen fakir bir orakçıdan bahsedildiğini duymuştum, rahip ellerine kutsal yağ sürmeye gittiğinde içinde kirli madeni paraları yumruk yaptığı elini açmaya diretiyordu, çok geçmeden elinin de kendinin de kendine ait olmayacağını kavrayamadan. İçinde dünyayı tutmak isteğiyle işte tam da böyle kapatır ve yumruk yaparız ama avcumuzu değil kalbimizi.