fasulye

fasulye
@fasulyegg
Yazdıklarımın hatırası şimdiden silikleşmeye başla­dı. Bu metnin ne olduğunu bilmiyorum. Kitabı yazarak peşine düştüğüm şey bile dağıldı gitti. Kağıtlarımın ara­sında bir tür niyet beyanı buldum: Yaşanan şeylerin, yaşandıkları andaki sersemletici gerçekliği ile yaşanmış olanın yıllar sonra büründüğü tu­haf gerçekdışılık arasındaki uçurumu keşfetmek.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaşadıklarımızın yaşadığımız anda anlamdan yok­sun oluşudur yazma olasılıklarını artıran.
Bu kız kendisini bekleyen bilin­mezlikten bir şey arzulamıyor.
Öz-anlatı, varoluşun sürekliliğini sağlamak için pe­şine düştüğü baskın bir hakikati gün ışığına çıkarma ça­basında şunları göz önünde bulundurmayı daima ihmal ediyor: insanın yaşadığı şeyi yaşadığı anda kavramaktaki yetersizliği, her cümleyi, her iddiayı delik deşik etmesi gereken şimdiki zamanın opaklığı. Çocukların Kali diye seslendiği, onlarla birlikte engebeli köy yollarında bağı­ ra çağıra "Kam-pı-mız, çi-çek-ler i-çin-de gü-zel- evi­ miz" diye şarkı söyleyerek yürüyen kız, "meselenin ne olduğu"nu bilemez, adını koyamaz: O sadece yemek yiyor.
"Onlara yürekten imreniyorum. Her şeyin en iyisine sahip olduklarının farkında bile değiller. En mutlu olaca­ğımız zamanı bilmemek ne kadar aptalca."