fasulye

fasulye
@fasulyegg
Eskiden kendime neden en çok kırk ile elli yaşları arasındaki insanlara karşı antipati duyduğumu sorardım sık sık. Şimdi sebebini biliyorum. Ya kariyerlerinin doruğuna ulaşıp tahammül edilemez hale gelmiş ya da kariyer yapmayı başaramayıp tahammül edilemez hale gelmiş insanlar bunlar.
‘Bilsin her kim okuyorsa... Çoktu zaafları ama iyi bir insandı aslında.’
On yaşlarında küçük bir kız çocuğu ufak bir hırsızlık yapar: Satıcının gözü önünde, bir çikolata paketini aşırır. Satıcı, küçük kızı azarlayıp, bu olayı annesine anlatmakla kızı tehdit eder. Bu hırsızlığın dürtüsel ve uyumsuz biçimi, olayın hemen nevroz olarak tanımlanmasını olanaklı kılıyor. Öznenin kişisel tarihi açıkça göstermektedir ki, bu belirti, iki davranışın kesişme nok­tasında bulunmaktadır. Bir tarafta kendisine bahşedilmeyen bir anne şefkatine sahip olma arzusu ki, burada bu arzuyu çoğu kez olduğu gibi, bir gıda nesnesi sembolize etmektedir diğer tarafta ise bu şefkati elde etmek için, saldırganlığın ardından gelen bütün suçluluk tepkileri vardır. Bu iki davranış arasında belirti, bir uzlaşma olarak görünecektir. Çocuk, bu aşırına ey­lemini gerçekleştirerek, şefkat ihtiyacını açığa çıkaracak; ancak aynı zamanda, bu küçük hırsızlığı, yakalanmasına olanak vere­cek şekilde yaptığı için suçluluk duygusuna yönelik eğilimleri­ni de serbest bırakacaktır.
Anlatmak ya da sadece konuşmak ve hatta daha da basit bir şekilde, bir emir vermek, hiç de kolay bir şey değildir, ilk başta, benim dahil olmadığım ancak bir diğerinin benim ye­rime dahil olabileceği bir dünyaya, bir olaya ya da kurulu bir düzene atıfta bulunmak gerekir. Öyleyse, ötekinin bakış açısını bilmeli, kendiminkine dahil etmeliyim. Aynı zamanda, kendi eylemimi (verilen emir), bu emri yerine getirecek olan öteki­nin potansiyel davranışını düşünerek ele almalıyım. Dahası, bir emir vermek, her zaman için bu emri algılayacak bir kulağı, anlayacak bir zekâyı ve emri yerine getirecek bir bedenin var­lığını gerekli kılar. İtaat etme potansiyeli, emir verme eylemi­ne içkin durumdadır. Doğrusu, şimdiki zamana yönelik dikkat, hikâye ve söz türünden, görünüşte bu son derece basit dav­ranışlar, temelde tüm toplumsal davranışlarda bulunan bir tür ikiliğe sahiptir. Öyleyse, psikastenik, şimdiki zamana odaklan­mada büyük güçlük yaşıyorsa bunun nedeni, bu odaklanmanın içinde barındırdığı toplumsallıktır.
Avlanma sırasında, bir av hayvanını öl­dürmek bir davranıştır. Bu olay gerçekleştikten sonra, bir av hayvanının öldürüldüğünü anlatmak, başka bir davranışa ör­nektir. Ancak, avı takip edip öldürürken, başkalarına daha son­ra övünmek amacıyla, avın takip edilip öldürüldüğünü kendi kendine anlatmak; aynı anda hem gerçekten avlanma faaliyetini yürütüp hem de bunun sanal düzlemde hikâyesini yürütmek bir çifte operasyondur. Bu çifte operasyon, diğer ikisinden çok daha komplike olduğu halde, en basitiymiş gibi görünür. İşte bu, şimdiki zamanda yapılan davranışla, bu davranışın bir gele­ceği olacağı — daha sonra geçmiş bir olay olarak anlatılabileceği— bilincinin iç içe geçip çakıştığı, tüm gelip geçici davranışların tohumunu oluşturan şimdiki zamanının davranışıdır.