Akıl Hastalığı ve Psikoloji

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.178
Gösterim
Adı:
Akıl Hastalığı ve Psikoloji
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755397436
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Maladie Mentale et Psychologie
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
1950'li yılların ilk yarısı Foucault için, felsefi çalışma dönemi olduğu kadar, aynı zamanda edebiyatı, psikolojiyi ve psikiyatriyi yakından inceleme fırsatı bulduğu bir dönem de olmuştur. Nitekim 1952 ve 1953 yıllarında sırasıyla psikopatoloji ve deneysel psikoloji alanlarında eğitim görüp diploma almış ve sonra Sainte-Anne Hastanesi'nde Lacan'ın seminerlerine katılmıştır. 

Michel Foucault, ilk olarak 1954 yılında yayımlanan ve 1962'de gözden geçirilmiş ikinci basımı yapılan Akıl Hastalığı ve Psikoloji adlı bu ilk kitabında, "psikolojinin ancak deliliğin kontrol altına alınabilmesiyle mümkün olduğunu" ileri sürer. Ortaçağ ve Rönesans, deliliği tanrısal bir gücün dışavurumu ve aklın daha üst bir aşaması olarak görüp yüceltirken (Erasmus, Deliliğe Övgü), Klasik Çağ'da deliler, diğer suçlularla bir tutulup akıl hastanelerine kapatılmaya başlanır. Böylelikle deliliği "anlama" çabası yerini "zapt etme" çabasına bırakacaktır. 

Kitabın ilk bölümü Foucault'nun, Freud'a ve psikanalitik geleneğe başlarda duyduğu ilgiyi yansıtırken, 1962'de genişletilip tekrar yazılan ikinci bölüm, Foucault'nun düşüncesinde dramatik bir değişimi ortaya koyar. Deliliğin tarihini, toplumsal ve kültürel bir çerçevede inceleyen Foucault, kendisini psikanalitik geleneğin dışında konumlandırır ve daha sonraki çalışmalarında hâkim olan Freud eleştirisine yönelir. 

Althusser'in ricası üzerine öğrenci kitlesine yönelik hazırlanmış olan bu eser, günümüzde Michel Foucault'nun düşünsel serüvenini anlamak isteyenler için belki de en iyi başlangıç metni olarak okunabilir.
112 syf.
·173 günde·Beğendi·10/10
Akıl hastalığı ile ilgili bir edebi eser bana göre... Sanki psikoloji biliminin bir “Küçük Prens”i adeta.
Foucault’a hayran olmamak elde değil... Psikoloji bilimine dair biraz altyapınız varsa, sizi alıp başka bir yere taşır, geldiğiniz yere şaşırır kalırsınız.
Kitabı bitirir bitirmez özlemeye başladım...
112 syf.
·14 günde·9/10
Foucault'ya hayran olmamak elde değil. Daha çok sosyolog kimliği ve çalışmalarıyla bilirken psikoloji alanındaki bu eseri kendisine beni tamamen hayran bıraktı. Patolojik bulguları, patolojik olmayan her şeyden ayırmayı, gerektiği zaman vaka örnekleri üzerinden dahi giderek çok iyi bir şekilde verdiğini düşünüyorum. Ağır gelen çok kısmı oldu şahsi okuma eksikliğim yüzünden ama ona rağmen çok keyif vericiydi. Ne demek istediğini çok çok iyi aktarabildiğini düşünüyorum. Kendi eksiklerimi tamamladıkça dönüp detaylı olarak okuyacağım bir çalışma. Alanı olanların ve meraklılarının kesinlikle okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.
112 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Saygın bir hocamızın bir sözü var, diyor ki, insanlar ikiye ayrılır: Foucault okuyanlar ve okumayanlar. Bu niyetle okuyayım dedim.
Fakat psikoloji alanının uzmanı olmadığım ve de literatüre yabancı olduğum çok istifade edemediğim bir kitap oldu.
Eğer alanın yabancısıysanız bilmedğiniz çok terimle karşı karşıya kalacağınız için okumanızı tavsiye etmem.
112 syf.
Michel sıradan bir bakış açısına sahip değil fakat sistemli de değil dolambaçlı geliyor bana nedense az biraz anarşi ....isyanı da unutmayalım,farkındalık orijinallik bir kitap bir belgesel ve bir söyleşiden sonra düşündüklerim .. psikolojik terimler hastalık adları var ben sabırla araştırarak okudum ağır gelebilir bilginize......
112 syf.
·3 günde·6/10
yazarın üslubu (veya kitabın çevirisi) okura zorluk olsun diye bilerek zorlaştırılmış sanki.. okumak için ayrı, anlamak için bir uğraş gerektirdi benim için.

bazı bölümleri okurken istifade ettiğimi hissetsem de genel olarak verimsiz bir okuma oldu. hastalığın evrimini, bireysel tarihini, ve akıl hastalıklarının tarihini işlediği bölümleri sevdim. yine de bu kadar öznesiz, bu kadar başı, sonu ve sonucu olmayan paragraflara alışık olmadığımdan bana açıkçası tuhaf geldi.

daha ilerde belki görüşürüz michel foucault.
Gerileme, geçmişe doğru doğal bir düşüş değil, şimdiki zamandan kasıtlı bir kaçıştır. Bir dönüşten ziyade, bir çaredir.
Gerçekte hastalık bir yandan silerken diğer yandan altını çizmekte, bir tarafta ortadan kaldırırken diğer tarafta başka bir şeye vurguda bulunmaktadır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akıl Hastalığı ve Psikoloji
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755397436
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Maladie Mentale et Psychologie
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
1950'li yılların ilk yarısı Foucault için, felsefi çalışma dönemi olduğu kadar, aynı zamanda edebiyatı, psikolojiyi ve psikiyatriyi yakından inceleme fırsatı bulduğu bir dönem de olmuştur. Nitekim 1952 ve 1953 yıllarında sırasıyla psikopatoloji ve deneysel psikoloji alanlarında eğitim görüp diploma almış ve sonra Sainte-Anne Hastanesi'nde Lacan'ın seminerlerine katılmıştır. 

Michel Foucault, ilk olarak 1954 yılında yayımlanan ve 1962'de gözden geçirilmiş ikinci basımı yapılan Akıl Hastalığı ve Psikoloji adlı bu ilk kitabında, "psikolojinin ancak deliliğin kontrol altına alınabilmesiyle mümkün olduğunu" ileri sürer. Ortaçağ ve Rönesans, deliliği tanrısal bir gücün dışavurumu ve aklın daha üst bir aşaması olarak görüp yüceltirken (Erasmus, Deliliğe Övgü), Klasik Çağ'da deliler, diğer suçlularla bir tutulup akıl hastanelerine kapatılmaya başlanır. Böylelikle deliliği "anlama" çabası yerini "zapt etme" çabasına bırakacaktır. 

Kitabın ilk bölümü Foucault'nun, Freud'a ve psikanalitik geleneğe başlarda duyduğu ilgiyi yansıtırken, 1962'de genişletilip tekrar yazılan ikinci bölüm, Foucault'nun düşüncesinde dramatik bir değişimi ortaya koyar. Deliliğin tarihini, toplumsal ve kültürel bir çerçevede inceleyen Foucault, kendisini psikanalitik geleneğin dışında konumlandırır ve daha sonraki çalışmalarında hâkim olan Freud eleştirisine yönelir. 

Althusser'in ricası üzerine öğrenci kitlesine yönelik hazırlanmış olan bu eser, günümüzde Michel Foucault'nun düşünsel serüvenini anlamak isteyenler için belki de en iyi başlangıç metni olarak okunabilir.

Kitabı okuyanlar 165 okur

  • Mavi Mavi
  • Burak Talha Dogan
  • Mercan Özen
  • Yaren Özgül
  • Halise
  • Asude Bilgi
  • Hayalperest
  • Rukiye KARACA
  • daral_1988
  • e z g i

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%33.3
25-34 Yaş
%42.9
35-44 Yaş
%23.8
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%30
Erkek
%70

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%52.4 (33)
9
%15.9 (10)
8
%19 (12)
7
%4.8 (3)
6
%4.8 (3)
5
%1.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1.6 (1)