fasulye

fasulye
@fasulyegg
H. ile geçirdiği ilk geceyi, Simone de Beauvoir'ın bekaretin kaybına ilişkin dramatik tasviriyle görüp gör­mediğini de, "İlk penetrasyon her zaman tecavüzdür" cümlesine katılıp katılmadığını da bilmiyorum. H. ko­nusunda tecavüz kelimesini kullanmanın bugün hâlâ bana mümkün gelmemesi belki kızın da bunu kabul etmediği anlamına geliyordur. Peki ya deliler gibi aşık olmanın, bir erkeği açmadığı kapının ardında bekleme­nin, çatlak ve küçük orospu olarak adlandırılmanın utan­cına ne demeli? İkinci Cinsiyet beni bunlardan arındırdı mı, yoksa tam tersine onun altında ezildim mi? Ben illa birini seçmeyi tercih etmiyorum: Utanç duygusunu an­lamanın anahtarlarını edinmek onu silme gücünü ver­miyor.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
malsf
Sanırım kız: erkeklerin aşkınlıkla tamamen rahat olduğu; kadın­larınsa türün ihtiyaçlarına tabi kılındığı ve bunun her an her yerdeki içkinliğinin ağırlığı altında ezildiği mahşeri tasvir karşısında bunalmış.
...her şeyin erkeklerin iktidarını ve ka­dınların yabancılaşmasını ifade ettiği bir dünyaydı artık bu.
Başkalarının hayatında, anılarında, varoluş biçimle­rinde, eylemlerinde nasıl yer alıyoruz?
Birinden diğerine geçiyor, asla hiçbirine bağlanmıyor, hatta küçük pencereli bir bölmeden nezaret ettiği büyük erkekler yatakhanesinde birkaç gece birlikte olduğu ve ona -ilk kez- "Seni seviyorum," diyen Pierre D.'ye bile; ona şöyle cevap vermişti: "Hayır, sadece arzu bu."