Keşke hakiki ve kati anlamda bilinçten yoksun sevimli bir ahmak, pişmanlık duymayan mütevazı bir aptal, iddiasız iyi huylu bir budala olarak doğup hep öyle kalsaydım! Fakat hayır. Ben ahmak olduğumu biliyor, budala olduğumu hissediyorum ve beni hakiki ve mutlu ahmaklardan ve budalalardan ayıran da budur.
Ne yazık ki en zayıf olanlar en zor, en korkak olanlar en cesaret gerektiren girişimlere atılanlardır ve en uzun koşulara katılanlar nefesi dar ve bacakları çelimsiz olanlardır. Neden?
Boşluktaki nafile çağrılar. Başkalarına yöneltilen fakat kendime söylediğim. Çabalar, disiplinler, pişmanlıklar. Sonrasında birkaç sütun makalenin içinde boğulan yüce amaçlar. Bir kadının beyaz kalçaları arasında bir anda unutulan saflık arzuları...