Bir tanesi bir Arap genci, tek başına, en azılı delilere mahsus bir hücrede oturuyordu. Yatağının içinde dimdik oturmuş, gözleri kapıda mütemadiyen Arapça şiirler okuyor, bir sevgiliye yalvarıyor, yalvarıyordu.
Frenk ordularının 1098’de Maara’da giriştikleri yamyamlık hareketine ilişkin anlatılar, o döneme ait Frenk kroniklerinde çok sayıda ve birbirleriyle uyumlu bir şekilde yer almaktadırlar. Bu olaya, Avrupalı tarihçilerin eserlerinde XIX. yüzyıla kadar ayrıntılı bir şekilde rastlanmaktadır.
...
Buna karşılık, bu anlatılar XX. yüzyılda -uygarlaştırma görevi yüzünden genelde es geçilmektedir. Grousset, Histoire’ının üç cildinde de bundan söz etmemekte; Runciman ima etmekte yetinmektedir: “açlık kol geziyordu... yamyamlık tek çözüme benziyordu”