İnsan toplumsallık çemberini genişlettikçe, kibrini büyütme riskini de arttırır. Dar bir çevrede kibir, tam tersine, kendiliğinden sönüp gider. Yerini, serpilen ve kendi avantajlarını ortaya koyan yeteneğe bırakır.
"Toplum kaçkını"'na kendisine biçmedigi bir rol biçildigi de olur. Merak yoksunluğu nedeniyle kınandıktan sonra (bu kınamadan hoşnut kalmayacak ilk kişi kendisidir) içine kapanma eğilimi, insan türünü hor görme eğilimiyle karıştırılır. Toplumsal bir nitelemedir bu. Bir grup tarafından birine atfedilir. Bir çevrenin beklentilerini karşılamayan kişiye toplum kaçkını denir. Toplum kaçkını sinir bozar. Toplum sıralarında kalarak yine de kendini geride tutar. Kaçmaz ama homurdanır, geviş getirir ve arada bir geğirir. Çoğu zaman melankolik biridir.
(…)
Yalnızca bir araya gelen bireyleri dikkate alan toplum onu asosyal biri olarak görür. Benzerlerini sevmemekle suçlanması için ortak kodları eleştirmesi yeterlidir. Toplum kaçkınının gerçek hasmı kimdir? "Seçkinler toplumudur". Toplum kaçkını "seçkinler toplumu"nun temsilcilerini iki yüzlü, yalnızlığın toplumsal değerini kavramakta yetersiz dalkavuklar olarak görür. Kendi güçlerini arttrmak için kendi etraflarında dans ederek vakit geçirirler. Toplumun geri kalan umurlarında değildir.