-Rıfat Ilgaz denilince akla ilk Hababam Sınıfı serisi gelir. Tabi benimde ilk aklıma gelen oydu. Taa ki bir edebiyat dergisinde(Bavul) yaşam öyküsünü okuyana kadar.
Rıfat Ilgaz tıpkı Vedat Türkali gibi solcu bir yazar ve yine tüm solcuların başına gelen hapis zindan işkence üçlüsünden geçmiş biri. Vedat Türkali dedim çünkü onun solculuğuna(yazarlığına) çok benzettim.
Karartma geceleri romanını Rıfat Ilgaz 1970 li yıllarda yazmış. Roman 2. Dünya Savaşında 1944 yılının Türkiye’nin koşullarını anlatıyor. Kitabı bitirince o yıldan bu yıla hiç mi bir şey değişmez Türkiye’de dedirtiyor. Baskı zülüm mahpus şimdiki ile aynı. Bugünde hükümet kendisinden farklı düşünen herkesi içeri atıyor. Gerçekleri yazan gazeteciler, muhalif aydın ve düşünürler, vb.… Hatta ve hatta, tweet atan ünlüler bile uydurma sebeplerle Silivri zindanına atılıyorlar. Hükümetin politikalarını beğenmeyen herkes hapistedir. Geçenlerde de hapishaneler dolduğu için diğer bütün tutukluları dışarı salan bir af yasası çıktı. Tecavüzcüler, katiller, hapçılar, hepsi çıktı. Gazeteciler, muhalif siyasiler ise yoğun olarak içeri alınmaya devam ediyor.
---Spoiler---
Mustafa Ural, İstanbul’da bir öğretmendir. Öğretmen dediysek tabi ki o zamanın ruhuna uygun olan muhalif bir öğretmen. Karısı Şükran devlet dairesinde mutemet olarak çalışıyor. Oğulları var: Aliş. Mustafa yazdığı şiir kitabı yüzünden aranan bir solcudur. Devlete göre suçlu ve yakalanırsa diğer arkadaşları gibi işkenceden geçip hücreye atılacağını biliyor. Biliyor da hastalığı onu hapishanede güçsüz kılacak diye endişeli. Bu yüzden karısının isteğine rağmen teslim olmayı reddederek kaçıyor. Kaçtığı zaman dost sandığı birçok arkadaşı ona sırt çeviriyor. Hatta kimi onu ihbar bile ediyor. Mustafa yaptığı daha doğrusu yazdığı şiir yüzünden suç işlediğini