BEN
Ben, kimsesiz seyyahı, meçhûller caddesinin; Ben, yankısından kaçan çocuk, kendi sesinin.
Ben, sırtında taşıyan işlenmedik günahı; Allahın körebesi, cinlerin padişahı.
Ben, usanmaz bekçisi, yolcu inmez hanların; Ben, tükenmez ormanı, ısınmaz külhanların.
Ben, kutup yelkenlisi, buz tutmuş kayalarda; Öksüzün altın bahtı, yıldızdan mahyalarda.
Ben, başı ağır gelmiş, boşlukta düşen fikir; Benliğin dolabında, kör ve çilekeş beygir.
Ben, Allah diyenlerin boyunlarında vebâl; Ben, bugünküne mazi, yarınkine istikbal.
Ben, ben, ben; haritada deniz görmüş, boğulmuş; Dokuz köyün sahibi, dokuz köyden kovulmuş.
Hep ben, ayna ve hayal; hep ben, pervane ve mum; Ölü ve Münker - Nekir; başdönmesi, uçurum...