75- Ne oldu size de; Allâh yolunda ve kendileri zayıf duruma düşürülmüş olan o erkekler, kadınlar ve çocuklar (ı Mekke müşriklerinin elinden kurtarma) uğrunda savaşmıyorsunuz ki onlar:
"Ey Rabbimiz! Ahâlisi zâlim olan işte şu memleketten bizi çıkar. Bize tarafından bir sahip gönder ve katından bize bir yardımcı tâyin et" demektedirler.
(Müşriklerin zulmü çocuklara dokunacak kadar ilerlemişken, sizin savaşı terk etme hususunda ne özrünüz bulunabilir?! O hâlde hiç durmayıp hemen o âcizlerin yardımına koşun.)
76- Îmân etmiş olan kimseler Allâh yolunda muhârebe ederler. O kâfir olmuş kimseler ise tâğût (ve şeytan) yolunda savaşırlar. Artık hemen siz şeytanın dostlarıyla savaşın.
(Şeytanın onlara çıkacağı destekten endişe etmeyin, çünkü) gerçekten şeytanın hilesi (ve düzeni hadd-i zâtında) pek güçsüz olmuştur. (Hâl böyleyken Allâh-u Teâlâ'nın sonsuz kudretine kıyasla şeytanın ne gücü olabilir?!)