"Bu hâle düşmemizin sebebi zaten o. Eskilerimiz yapmanın peşinde koşarken bizler hep yıkmanın ardında koşmaktayız. İşte, yıka yıka ortada bir şey kalmadı. Köyler yıkıldı, şehirler yıkıldı, devletler yıkıldı, en mühimi ise ümitler yıkıldı.."
Dünya bahçesine geldik: Renk yok, koku kalmamış. Orada kerem edip gölge salan gönül çekici bir fidan kalmamış.
Dünya hekimi dükkkânını kapamış, firuze renkli gül hokkasında ilaç kalmamış.
Susamışların arzulu dudakları çatlak çatlak olmuş, merhamet çeşmesinde bir içim su kalmamış.
Tartılan incilerin kadrini anlayan bilen yok, kabiliyet çarşısında terazi kalmamış.
Yalvaranlar gam ordusunun hücumundan nereye sığınsın? Ey Nabi, himmet kalesinde burç ve kule kalmamış...
Divan Şiiri Antolojisi
"Kafamızdaki çizgilere âşık oluyoruz. İçini kendi renklerimizle boyuyoruz. Ve o renklerin doğru olmadığını anladığımız an, o resimler tekrar siyah beyaz kalıyor. Renklerimizi kaybediyoruz. O kişiyi kaybediyoruz. Bir daha asla onu eskisi gibi görmüyoruz."