Fatimə

Hiç­bir şeyde anlam göremeyen kişiler, yaşamı anlamlı gören ve yaşa­dıkları olaylardan zevk alan kişilerle sürekli alay ederler, onları aşa­ğılarlar.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Mükemmeliyetçi olanlar, insanın doğal smırlarını tanımazlar; ne kendilerinde ne de başkalarında hiçbir kusura tahammülleri yoktur. Ana-babaları bu insanları onların başarısı oranında sevmiş ve takdir etmiş oldukları için, yaptıklarını en mükemmel şekilde yapmak ve herkesten daha başarılı olmak için çırpınırlar. Hiçbir zaman tatmin olmazlar; her şeyde mutlaka bir kusur bulurlar. Başkalarının başarı­larıyla kendilerini kıyaslayarak sürekli yarışma içindedirler. Yaptık­ları işin sürecinden zevk alma diye bir beklentileri yoktur; tamamıy­la sonuca bakarlar.
Çocuk doğuştan getirdiği bu doğal gereksinmelerinin karşılanmayışını, "benim anam babam, henüz daha olgun ana-baba düzeyi­ne gelmemişler, ne yaptıklarının farkında bile değiller," biçiminde yorumlayamaz. O küçücük haliyle kendisinin ne kadar aciz olduğu­nu, ana-babasınm ne kadar büyük ve kudretli olduğunu bilir ve, "besbelli ki bende bir bozukluk var; ben sevilmeye, kucaklanmaya layık olmayan, değersiz bir yaratığım; ana-babamın hata yapması mümkün değil; bütün kabahat, özür bende," diye düşünür.
Sayfa 116
Ana-babası oku­ma yazma bilmeyen çocuğun alfabeyi yeni sökmesiyle, daha okula gelmeden önce okuyup yazmaya başlamış olan çocuklar, aynı sınıfta aynı davranış ölçütleri ölçülerek not alırlar. Halbuki ana-babası oku­ma bilmeyen çocuk belki de daha çok gayret göstererek ve daha şevkle ancak o duruma gelebilmiştir; ama, onun gösterdiği gayreti okul sistemi dikkate almaz; yalnız sonuca dikkat eder.
Sayfa 119