özgürlüğü ve barışı istedik diye yalnız meydanlarda öylece kurşuna diziliriz
buna rağmen
kulaklarındaki cehennem seslerine rağmen içinde hâlâ şüpheli bir nokta kalırsa
eminim ki kabahat evvel ve âhir senindir
sen ellerinle bir vatan kurmaktan kaçıyorsun hünerli ellerini hırsızlara saklıyorsun sen sorumlusun
"Çünkü en zayıfım olduğum yerden sınanmış, en hassas olduğum yerden vurulmuşum. Hangi yanımdan yara alsam o yanımda ağırmışım. Taşıyamam zannettiklerimin altında kalmışım. İçindeki ummanı önce sızdırmış, sonra tanırmışım..."
| NAZAN BEKİROĞLU
Size, bize, “mevcutlu” götürülen, az sonra karısından ayrı düşecek olana, Beyoğlu’nun arka sokaklarında çamurlara bata çıka yürüyene, karanlık odalarda kendini arayana ”eksik” sevene, dövülmüş halini kimseler görmesin isteyene, cam yeşil etek giyene, sonbahar uğultusu duymamış olana bakıyor Attilâ İlhan, bakıyor ve onlardan, sizden, bizden şiir yapıyor.
İlk kez 1962’de basılan Belâ Çiçeği’nde onun, kendine, hayatından şöyle ya da böyle gelip geçen insanlara, dostlarına, sevgililerine, sokaklara, meydanlara, toplumsal olaylara bakarak yazdığı şiirleri
bulacaksınız ; belki kendinizi de…