Fatma Özdemir

Eskiden nefesim yetene dek anlatmaya çalışır, olmazsa öfkelenir bir şeyleri dağıtırdım. Sonra bir şey oldu, haklı olduğumu anladığım her şeyde sessiz kalmaya başladım.Sesizliğim bir vazgeçiş değil insanlara anlatmaktan ,açıklamaktan yoruldum insanlar kendi doğrularını mutlak doğru zannediyor tartışmıyorum haklısın diyorum -Charles Bukowski’nin dediği gibi “Bazen insanlara “tam bir gerizekalısın” diyemediğimiz için “tabii, o da senin görüşün” diyoruz.” O yüzden tartışmayı ,anlatmayı bırakın bu yaşına kadar gelmiş halla aptal olan insanı değiştiremezsiniz günün sonunda kalan tek şey yorgunluk…
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ne şehri hissediyordum, ne de sokağı, ne sokağın adını, ne de kendi adımı, sadece burada yabancı olduğumu hissediyordum. Stefan Zweig
DAĞLAR Başım dağ saçlarım kardır, Deli rügarlarım vardır, Ovalar bana çok dardır, Benim meskenim dağlardır. Şehirler bana bir tuzak, İnsan sohbetleri yasak, Uzak olun benden, uzak, Benim meskenim dağlardır. Kalbime benzer taşları, Heybetli öter kuşları, Göğe yakındır başları; Benim meskenim dağlardır. Yarimi ellere verin; Sevdamı yellere verin; Elleri bana gönderin: Benim meskenim dağlardır. Bir gün kadrim bilinirse, İsmim ağza alınırsa, Yerim soran bulunursa: Benim meskenim dağlardır. SABAHATTİN ALİ
‘The road to hell is paved with good intentions’
Benim savaşım artık kendimle. Başka birine ne kinim, ne öfkem ne de türevi düşüncelerim var. İnançlarımı sorgulamaya, pişmanlıklarımı onarmaya, kaybettiğim yolu bulmaya, içimdeki çocuğu bir şekilde yeşilliklerde koşturmaya çalışıyorum. Yormayacağım kendimi artık başka bir şeye... Yaralarımı kendim sardım. Kimse kendini derman sanmasın