Fatma Özdemir

Fatma Özdemir
@fatma470
8/10
·104 syf.··
2026 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 00:00
Pakistan’dan Yükselen Bir Adalet Sesi: Mukhtar Mai Bu kitaba bir kadın hikâyesi okuyacağımı bilerek başladım. Etkileneceğimi düşünüyordum; ama bu kadar derinden sarsılacağımı tahmin etmemiştim. Sayfalar ilerledikçe bazen gözyaşlarımı tutamadım, bazen kitabı kapatıp nefes almak zorunda kaldım. Bu yalnızca bir mağduriyet anlatısı değil; bu, insan onurunun yerle bir edildiği bir yerde ayağa kalkmanın hikâyesi. Mukhtar Mai’nin yaşadıkları tarif edilemez bir acı. Ancak kitabı güçlü kılan şey, yaşanan zulmün kendisi değil; o zulmün karşısında dimdik durabilme iradesi. İmkânsızlıkların, baskının ve ölüm tehdidinin ortasında bir kadının “adalet istiyorum” diyebilmesi… İşte asıl kırılma noktası burada. Kendi adaletini sağlamak için yola çıkan bir insanın sesi, yalnızca kendi köyünde değil, tüm dünyada yankı bulabiliyor. Bu kitabı okurken ister istemez kendi ülkemi düşündüm. Bugün yaşanan kadın cinayetlerini, susturulan sesleri, görmezden gelinen adaletsizlikleri… Ve şuna inandım: Bir kişi ayağa kalktığında, bu sadece bireysel bir direniş olmuyor. Bu, başkalarına da cesaret veren bir kıvılcım oluyor. Mukhtar Mai bir sembole dönüşmüşse, bu onun korkusuzluğundan çok, vazgeçmemesinden kaynaklanıyor. Kadınlar olarak sistemi değiştirebileceğimize inanıyorum. Çünkü tarih, bir kişinin kararlılığının nasıl toplumsal bir dönüşüme kapı aralayabildiğini gösteriyor. Adalet beklenen bir şey değil; talep edilen, uğruna mücadele edilen bir hak. Bu kitap, tam da bunu hatırlatıyor. Ve elbette bu satırları yazarken Mustafa Kemal Atatürk’ü anmadan geçmek mümkün değil. Türk kadını için Atatürk bir dönüm noktasıdır; hatta bir mucizedir. Bugün zaman zaman onun mirası gölgelenmeye çalışılsa da, sahip olduğumuz birçok hakkın temelinde onun açtığı yol vardır. Kadınların kamusal alanda var
Namus AdınaMukhtar Mai · Epsilon Yayınevi · 2021200 okunma
Reklam
Puan vermedi·216 syf.··
2025 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2025 00:00
“Millete Emanet”i elime aldığımda aslında sadece bir siyaset kitabı okuyacağımı düşünmüştüm. Fakat sayfaları çevirdikçe bunun aynı zamanda bir hesaplaşma, bir yol haritası ve bir çağrı olduğunu hissettim. Kitabın başında Özgür Özel’in, sonunda ise Ekrem İmamoğlu’nun yazıları yer alıyor. Bu tercih bile başlı başına bir mesaj niteliğinde: geçmişle hesaplaşma, bugünü okuma ve geleceğe dair umut. Kitap boyunca Türkiye’nin yakın siyasi tarihine dair hem tanıklıklar hem de dersler sunuluyor. Özellikle “emanet” kavramının sürekli öne çıkarılması dikkat çekici. Burada kastedilen sadece sandığa bırakılan oylar değil; toplumun değişim arzusunun, gençlerin ve kadınların umutlarının da bir emanetten ibaret olduğu fikri. Bu yaklaşım, klasik bir siyaset söyleminin ötesine geçip daha geniş bir toplumsal sorumluluk duygusu yaratıyor. Benim için kitabın en çarpıcı tarafı, sadece eleştiriden ibaret olmaması. Bir yandan iktidarın yanlışlarını sergiliyor, diğer yandan da çözüm önerileriyle ilerliyor. Özellikle demokrasi, adalet ve eşitlik üzerine yapılan vurgular, kuru bir muhalefet dilinin ötesinde samimiyet taşıyor. Özgür Özel’in satırlarında daha çok mücadele azmini, Ekrem İmamoğlu’nun yazısında ise geleceğe dair inancı görmek mümkün. Bence bu ikilinin kitaba kattığı çerçeve, okuyucuya “yalnız değilsiniz, bu bir ortak yolculuk” mesajı veriyor. Son olarak şunu da eklemek istiyorum: Ekrem İmamoğlu’nun kendini “millete emanet” etmesi bana hep Atatürk’ü hatırlattı. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk de 1919’da Samsun’a çıktıktan sonra, İstanbul hükümetinden koparak bütün inancını millete bağlamıştı. Yetkileri elinden alınsa da, “asıl gücün milletin iradesi” olduğuna inanıyordu. Bugün İmamoğlu’nun da benzer bir şekilde “millete güvenme” vurgusu yapması, tarihle bugünün arasında bir köprü
Millete EmanetYavuz Oğhan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202585 okunma
Engereğin Gözü – Zülfü Livaneli
Puan vermedi·168 syf.··
2025 10. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 01:10
Zülfü Livaneli’nin Engereğin Gözü adlı romanı, bana bir tarih kitabı okuduğumu değil de insan ruhunun karanlık yönlerini anlatan bir psikoloji metni okuyormuşum hissini verdi. Kitap boyunca Osmanlı’yı, ama daha çok insanı ve onun iktidar karşısındaki değişimini düşündüm. İktidar dediğimiz şey, bir insanı ne hale getiriyor, ne kadar zalimleştirebiliyor… Bunu görmek hem sarsıcı hem de düşündürücüydü. En çok da hareme dair anlatılanlar etkiledi beni. Harem, dışarıdan bakınca bir ihtişam gibi görünse de aslında içeride dönen mücadeleler, entrikalar, kadınların birbiriyle olan savaşları ve bazen kendi varlıklarını korumak adına nelerden vazgeçtikleri… Hepsi, iktidar denen şeyin kadınları da nasıl dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor. Bir kadın olarak bu beni çok etkiledi. Kadınların da iktidar uğruna başka kadınlara neler yapabildiğini görmek, çok acıydı. Bu kitap sayesinde hem tarihe hem de insana çok daha farklı bakmaya başladım. Özellikle geçmişte “yüce” sandığımız padişahların, kralların ya da saray kadınlarının neler yaptığını görünce, bu büyülü zannedilen dünyanın aslında ne kadar karanlık olduğunu fark ettim. Engereğin Gözü, sadece bir dönem romanı değil; iktidarın insanı nasıl dönüştürdüğünü, insanlıktan nasıl uzaklaştırdığını anlatan çarpıcı bir eser. Ve belki de en çok düşündüren: iktidar elden gidince, geriye sadece sıradan bir insanın kalması…
Engereğin GözüZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201924,7bin okunma
8/10
·430 syf.··
2025 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2025 16:43
Bir Muhteşem Güneş Khaled Hosseini’nin Bir Muhteşem Güneş adlı romanı, savaşın gölgesinde kadın olmanın ne anlama geldiğini iliklere kadar hissettiren, okuru derinden sarsan bir eser. Afganistan’ın çalkantılı tarihinde iki kadının, Meryem ve Leyla’nın kesişen kaderini anlatan bu roman, sadece bir hikâye değil; aynı zamanda dünyanın bazı coğrafyalarında kadın olmanın, kadın doğmanın nasıl bir sınav olduğunu gösteren sert bir gerçeklik. Kitap, Meryem’in daha doğmadan üzerine yüklenen sıfatlarla başlıyor. Onun annesinin, “Bir erkeğin kalbi rahime benzemez, senin için genişlemez, kanamaz” sözleri, bir çocuğa hayata dair acımasız bir gerçeğin öğretilmesini anlatıyor. Meryem’in, annesinin sözlerine başta kızsa da zamanla bunları yaşayarak doğrulaması, insanın içini burkan bir trajedi. Kitap boyunca Meryem’in ve Leyla’nın maruz kaldığı baskı, şiddet ve umutsuzluk, yer yer insanın nefesini kesecek kadar etkili bir biçimde işlenmiş. Özellikle Meryem’in Leyla’yı korumak için yıllarca işkencesine katlandığı adamı öldürmesi ve ardından kendini ilk kez “işe yaramış” hissetmesi, romanın en yürek burkan anlarından biri. Meryem’in, babasından tek istediği şey biraz sevgi ve kabul görmekti ama babası bunu ancak çok geç fark etti. Oysa Meryem için bu sevgi hep bir hayalden ibaretti. Kitabın en güçlü yanlarından biri de, yaşanan trajedinin bir döneme sıkışıp kalmadığını, bugün hâlâ devam ettiğini hissettirmesi. Kitap 1950’lerden 2002’ye kadar uzanan bir dönemi anlatıyor, fakat bugün 2025 ve Afganistan’da hâlâ Taliban yönetimi var. Kadınlar yine aynı şeyleri yaşıyor. Bu gerçeğin değişmemesi, dünyanın bazı bölgelerinde kadınlar için hayatın hâlâ bir cehennem olmasının acı verici bir kanıtı. Hosseini, bu romanında sadece Afganistan’daki kadınların değil, tüm dünyada baskı gören,
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,3bin okunma
10/10
·484 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
171 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2025 22:06
Zülfü Livaneli’yi anlatmama gerek yok sanırım hepimizin bildiği gibi kalemi çok güçlü bir yazar,siyasetçi,sanatçı,,, birçok sıfat ekleyebilirim buraya işte tam da bu kitapta Zülfü Livaneli okuduğunuzu dibine kadar hissediyorsunuz yorumları bakış açısı harika biri hayran olmamak elde değil ne yazsa tereddütsüz okurum dediğim bir yazar.Ben önce bu kitabını storyelde dinledim sonra pdfini tablete edinip okudum ve sonra dedim yok ben bu kitabı almalıyım ve alıp birkez daha okudum.Benim kitaplığımdan alıp okuduğum kitaplardaki altını çizdiğim metinleri arada okumaya bayılırım bu kitapta onlardan biri kesinlikle tavsiye ediyorum ve gerçekten Zülfü Livaneli ile de gerçekte oturup sohbet etmek istiyorum umarım birgün bu şansım olur.
Orta Zekâlılar CennetiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 20207bin okunma
Reklam