Hayat insanı her şekilde sınar. Bazen vazgeçmen gerekir, bazen düşmen. Umutla girdiğin yollardan bir sokağa çıkmaman gerekir. Acıya karşı hissizliği öğrenmek için. Olmadığında zorlamamak için. Bazen büyümek gerekir. Yokuşlardan düşmek, tekrar ayağa kalkabilmek için. Çiçek soldu, vazonun bir önemi kalmadı. İstesem düzeltirim, elimden gelir ama sadece benim gayretimle düzelmiş tek bir şey daha görmeye tahammülüm kalmadı, o yüzden sessizim. Aramız bozulmasın diye uğraştığım herkes bencilleşti. Zor anında yanına koştuklarım nankörleşti. Yüzüne gerçekleri vurmayıp susmayı tercih ettiğim herkes kendini haklı zannetti. İnsanlar böyledir , mesafe iyidir. Ertelenen bir arama , geç kalınan af dileyişler, geç gelen farkındalıklar, o anın güzelliğini kaçırmalar, içinden geleni söyleyemeyişler insanın omzunda bir yük olarak duruyor. O yüzden içinizden geleni yapın, taktiksiz, tertemiz ve içten. Kazanıp kaybetmenin bir önemi yok, ölüm var. Kadınlar cesur adamları sever , akışına bırakıp kenarda bekleyenleri değil. Gidişatı değiştiren, yön veren ,bahaneler altında ezilmek yerine çözüm üreten adamları... Bir yerde okumuştum;
"İstediğin kadar taşı sula,Çiçek açmaz. " Diyordu. Bu cümle bir şeylerden vazgeçme eşiğiniz olsun.
ne biliyim ya, allah bize öyle bi yardım etsin ki öyle bi yoluna girsin ki hayatımız tüm nasipsizliğimizi unutalım. Bu duayı az önce okudum o kadar ihtiyacım vardı ki darda kalmış herkesin içini ferahlatır inşallah