Aslında aşkta ikisi de çocuktular, sevdalarını ifade ederken öylesine saf ve toydular; kızın üniversitede eğitim görüp bir sürü bilgiler öğrenmiş bulunmasına, gencin de kafasının bilim felsefesi ve hayatın gerçekleriyle dolu olmasına rağmen bir çift çocuktular.
Büyük bir telaş içinde kapının kol demirini takıp demir ızgarasını indirmeyi düşünürken, aklına eseni yapan içgüdüleri bütün kapıları sonuna kadar açıp bu harika yabancıyı içeri almaya zorluyordu onu.
İçimde söylemek istediğim çok şey var sanki. Çok büyük şeyler. Bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum. Bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat, her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryat ediyor. Hissediyorum... ama anlatamıyorum... bunun ne kadar büyük bir şey olduğunu biliyorum ama konuştuğumda bir bebeğin ıngaları gibi sesler çıkıyor ağzımdan.