(Dikkat Spoiler İçerir!.)
Yakup Kadri karaosmanoğlu'dan okuduğum ilk kitap. Olayların merkezindeki ve kitabın ana fikri Seniha karakteri üzerinden verilmektedir. Seniha'nın sevdalıları, sevdaları, çekirdek ailesi ve dedesi Naim efendi diğer karakterlerdir. Karakterler üzerinden verilen ana fikir oldukça sürükleyiciydi. Batılılaşmanın insanlar üzerindeki etkilerini yansıtan bazı davranışlar ; ahlaksızlığa doğru sürükleniş, Avrupai tarzdaki kıyafetler, eşyalar, evler, yuva kurma yollarının uygunsuzca olup örf ve adetlere uyum sağlanmaması, davranışlardaki, dildeki yabancı kelimelerin yaygınlaşması, merak edilmesi ve zikredilen Avrupa ülkelerine kaçış..
Yıkılmaya yüz tutmuş gelenekleri müdafaa etmeye çalışan Naim efendi, tıpkı kiraya çıkarılmış konak gibidir. İnsan nasıl olur da yalnızca zevkleri uğruna,arzularının peşinde koşarak, ecnebi milletlerin yaşayış tarzlarına hayranlık duyarak hayatını devam ettirir. Dildeki farklılık dikkatimi çeken bir diğer nokta oldu, zira diline ve tarihine sahip çıkmayan milletler er ya da geç yıkılırlar. Kitaptaki diğer mühim karakter Hakkı Celis. Seniha'nın gözlerindeki tehlikeli yeşil denizde yüzme nasibine ermiştir. Hakkı Celis diğerlerine nazaran hoppalığı ve şaşalı olmayı sevmeyen önceleri genç şair iken sonraları vatan uğrunda şehit düşen, etrafında cereyan olan mevzular karşısında değişen toplumu sorgulayan biridir.
Kitabın sürükleyici olması, toplumun değişip şekil alması uğrunda harcanılan bir kalbe şahit olunması dolayısıyla okunmasını tavsiye ederim.
"Kalbimiz ne kadar beklenmeyen şeylerle doldur; kendi heyecanlarımız önünde ekseriya kendimiz hayrete düşeriz. Deruhî varlığımız hudutsuz ve karanlıktır. Bu hudutsuz karanlıkta yol alabilmek için ya çok cesaretli ya çok tecrübeli ve bir ilhama mazhar olmuş kadar ermiş bulunmak lazım gelir."