Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa zahiren bir cennet içinde olsa da manen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkiyeye ciddi müteveccih ise saadet-i dâreyne mazhardır. Dünyası ne kadar fena ve sıkıntılı olsa da dünyasını, cennetin intizar salonu hükmünde gördüğü için hoş görür, tahammül eder, sabır içinde şükreder.
(Sözler 45.sh - Risale-i Nur)
O kadar sevdiğin mal ve evlat ve perestiş ettiğin nefis ve heva ve meftun olduğun gençlik ve hayat zayi olup kaybolacak, senin elinden çıkacaklar. Fakat günahlarını, elemlerini sana bırakıp boynuna yükletecekler.
Her olumlu ifade, bilinçaltı tarafından alınan bir emir gibidir.
Olumlu ifadeler geçmiş inanışlarınızı değiştirir.
Yeni inançlar kalp ve DNA tarafından alınır ve aynı şekilde yayılır.
Bu dünyadaki diğer herkesle inançlarımız aracılığıyla iletişim kurarız. Bu da hiçbir sınır söz konusu olmadan, hiperuzay denilen özel bir alanda gerçekleşir.
Rezonans Kanunu'na göre, yeni inançlarınızla uyumlu olan her şey hayatınıza çekilir.
Ruhani ya da heyecan verici bir kitap okuduğumuzda ya da rahatlatıcı bir müzik dinlediğimizde de aynı etkiyi yaşarız. Bir anda diğer insanların seslerini ya da rezonanslarını alırız ve biz de onlarla uyumlu hale geliriz. Burada yaptığımız tek çalışma o alana gitmiş olmaktır (kutsal bir mekana, kitap okunan odaya)