Eğer hata işlediyseniz insanlara iyilik yapabilme fırsatını elde etmek için yana yakıla aranmanız gerekir.
Hazreti Musa açlıktan ve suçsuzluktan neredeyse ölmek üzereydi zar zor hayata tutunuyordu. Tam da bu sırada yardıma ihtiyacı olan iki kadın gördü. Ne yaptı? Kalktı ve onlara yardım etti. Ne diye yardım etsindi ki? Onlar yardım istememişti; fakat o bu fırsatı görmüştü.
İnsanlara yardım ettiğinizde onlardan gelebilecek teşekkürü duymak için orada beklemeyin. Çünkü yardımda bulunmanızın amacı onlardan takdir sözleri işitmek olmamalı. Duru bir niyetle biri için iyilik yaparken kazancını sadece Allah'tan umar ve O'nunla konuşursak o zaman Allah'ın bizim üzerimizdeki nimetleri hayal edemeyeceğimiz kadar artacak.
1- Hayatın zikzakları içinde, bir anda farklı mevkilere yükselebilir veya aniden sert düşüşler yaşayabiliriz. Bu durumlarda da, iç alemimizi diri tutmalı ve istikametimizi şaşırmamalıyız. Ümit ve gayretle gelişen şartlara göre davranmalıyız. Çünkü saray hayatı da, esaret de bir imtihandır. Her iki hâlde de, ortaya koyduğumuz güzellik ve davranışlar, bizim iç dünyamızın yansımasıdır. Cüveyriye Annemiz, bir gün içinde hem kabile reisinin kızı, hem de esir olmayı tatmış; bir başka gün de hem esirlikten kurtulmuş, hem hidayetle şereflenmiş, hem de Peygamber Efendimizin zevcesi olmuştur. Bütün bu iniş-çıkışlar, onun şahsiyet ve karakterini rencide etmemiş, dengesini bozmamıştır.