Fatmanur İncesu

Fatmanur İncesu
@fatmaincs
-herkes kendine sürgün biraz-
Hayatta Kalma Histerisi
Pandemi, çıplak yaşamın yüzüne çıplak ölümü çarpan ve böylelikle de şiddetli bir bağışıklık reaksiyonuna yol açan terörizm gibi davranır. Havaalanında herkes muhtemel bir terörist olarak muamele görür. Hiç karşı koymaksızın alçaltıcı güvenlik önlemlerine maruz kalmaya razı oluruz. Üzerimizde silah olması ihtimaline karşı vücudumuzun ellenmesine izin veririz. Virüs havadan gelen terördür. Herkesin muhtemel bir virüs taşıyıcısı olmasından şüphelenilir; bu da bizi bir karantina toplumuna götürür, ki sonuç olarak biyo-politik bir gözetleme rejimine yol açacaktır. Pandemi başka hiçbir yaşam biçimi sunmaz. Virüsle savaş esnasında hayat her zamankinden daha fazla dönüşmüştür hayatta kalmaya. Hayatta kalma histerisi viral bir vahamet kazanır.
Psikoloji
Reklam
Kopuşlar acı veriyorsa bağlar hakiki demektir. Sadece hakikatler acı verir. Hakiki olan her şey acı vericidir. Palyatif toplum hakikati olmayan bir toplumdur, aynının cehennemidir.
Duygu ve Düşünce
Palyatif toplum aynı zamanda bir "beğendim" toplumudur da. Bir beğeni çılgınlığına kapılmıştır. Her şey beğeni kazanana kadar düzleştirilir. "Like" günümüzün imi, hatta ağrı kesicisidir. Sadece sosyal medyaya değil, kültürün bütün alanlarına hakimdir. Sadece sanat değil, bizzat hayat instagramlanabilir olmak durumundadır; yani acı verebilecek keskin kenarlar, uçlar, çatışmalar, çelişkiler giderilmiş olmalıdır. Acının arındırıcı olduğu unutulur. Acı katartik bir etki gösterir. Beğeni kültürü katharsis imkânından yoksundur. Bu da insanların beğeni kültürünün yüzeyi altında biriken olumluluk cürufunda boğulmasına yol açar.
İnsan ve Hayat
Zaman içinde pek çok insanın yolculuğunu bu noktada sonlandırdığını gözlemledim. Çitteki bir delikten bakıyor ve sahip olmak istedikleri hayatı net bir şekilde görebiliyorlar ama pek çok nedenden dolayı kapıyı açmıyor, o hayata adım atmıyorlar.
Sayfa 123·Kitabı okudu
"Hayat müthiş bir hikâye John. Sadece bazı insanlar yazarın kendileri olduğunu ve hikâyeyi istedikleri şekilde yazabileceklerini bilmiyor."
Sayfa 118·Kitabı okudu
Reklam