Tolstoy'un Savaş ve Barış'ı dünya klasiklerinde ilk onda sayabileceğimiz bir şaheser.
Konu itibariyle Napolyon' un Rusya' yı işgalini anlatan en büyük eserlerden biri. Bu eser için sadece savaşı anlatıyor diyemeyiz, hatta savaşı her açıdan ele almış olan eseri elinize aldığınızda, ilk başlarda savaş yokmuş gibi balolarda geçen bir hayat anlatılıyor. Ancak ilerleyen sayfalarda savaşı hem Ruslar açısından hem Fransızlar açısından görebiliyoruz ve tabii ki bu durum esere bir artı katıyor.
Tolstoy, eserinde kendini, tanrıyı arayışına ve sonra buluşuna yer vermiş diyebiliriz. Tolstoy'un Piyer karakterinde kendini ifade ettiği söyleniyor. Fakat benim düşüncem Prens Andrey'de kendini ifade ettiği yönünde.
Eser normalde 1808 sayfa, benim okuduğum basım 592 sayfalık kısaltılmış hali (uzun halini iş bankası yayınlarından okumak istiyorum) Bookcase Yayınevi'nin basımını okudum, çevirisi hoşuma gitti. Uzun basımlarında Fransızca bölümler, aslında da olduğu gibi, aynen kalmış sayfanın alt kısmında Türkçe açıklaması verilmiş. Benim okuduğum basımda direkt Türkçe vermişler. Bu durumdan kaynaklı da olabilir ancak kitap bana akıcı geldi. Sıkıcı değildi. Merakla şimdi ne olacak dediğim bölümler vardı.
Okuyan arkadaşlar, çok fazla karakter olduğundan ve bu karakterlerin Ruslarda bulunan bir kaç farklı hitap şeklinden dolayı okurken karışıklıklar yaşadıklarından, stratejik okuma yapıp kağıt kalemle karakterleri yazdıklarından, bu şekilde kimin kim olduğunu anlamaya çalıştıklarından bahsetmişler. Fakat bence hiç gerek yok böyle şeylere zaten okudukça çok kafa yormadan kimin kim olduğu kafanızda oturuyor. Uzun versiyonu nasıl okumadan bir şey diyemem ama bence gayet akıcı ve kendinizle, çevrenizle olan savaş ve barışlarınızın anlatıldığı, mutlaka içerisinden çıkarımlar yapacağınız,