O kutlu Nebi'nin (sav) gelişinden sonra binlerce pazartesi erir zaman tavında. Muştulu pazartesilerin yerini sendromlu pazartesiler alır. Nefisler azgınlaşır yeniden. Kapitalizm, bir tüketim çılgınlığını da beraberinde getirir. Irkçılık birçok masum insanın canını alır. Zaman dürülür sanki. Zamandan tasarruf için icat edilen eşya, akreple yelkovanın zembereğini bozar. Ne vakit sabah ne vakit akşam oldu bilenemez hale gelinir. Fast food kültüründen sevdalarımız da alır nasibini. Birden âşık olunanlar, birden silinir.
İnsanlığın dibe vurduğu bir devirdir Cahiliye Devri. Nefisler olabildiğince azgınlaşmış; zayıf insanlar, erk sahiplerinin merhametine muhtaç hale gelmişlerdir. İnsanların canı, malı, ırzı tehlike altındadır. Son peygamber gelmeden önceki en kesif karanlığını yaşar insanlık. Ezilenler, horlananlar, haklarına tecavüz edilenler büyük bir sabırsızlıkla beklerler Ahir Zaman Nebisi'ni. O'nun (sav) gelişi ile başkalaşacaktır her şey. İnsanların değeri, malla, mülkle, ırkla, cinsiyetle, soyla, mensup olduğu kabileyle değil; Allah'a ve Habib'ine (sav) olan muhabbetle ölçülecektir.
En büyük düşman da kişi farkında olmasa da insanın kendisidir. Çünkü nefs her zaman "benlik"i ön plana çıkararak, başkalarının hissettiklerini, yaşadıklarını önemsetmez. Hatta aynı acıya maruz kalmamış olmanın sevincini yaşatır içten içe. Oysa Peygamber Efendimiz (sav) en fazla çileyle imtihan edilen peygamber olduğu halde "Ümmettim, ümmetim..." diyebildiği için bütün yaratılmışların en üstünü olmuştur. İşte bu ayrıntıyı gözden kaçıran birçok insan, nefs ve şeytanla verdikleri savaşı kaybetmişlerdir.
Bugün büyük gün kalbim; yıldızlardan melekler Pırlantalar dökmeli billur avuçlarına Kayıp hazineleri bulup getirmeliyim Başucuna koymalı ankanın gözlerini Tarihin en gizemli çağına girmeliyim
Sis dağıldı ufkumda; kum saati bembeyaz Sisli bir gündönümü yaşıyorum ülkemde Zamanın bakışları ışıldıyor yeniden Çözülüyor o eski karanlık bilmeceler
Korkusuz bir yaşamak süzüldü göklerinden
Doğduğu anda gelir iniltisi kederin Şiirin damarında dolaşır kan gibi aşk Doğduğu günde verir hayal son nefesini Çoğalır sürgünleri uzağa gidenlerin Çaresizlik terk eder gariplerin sesini