Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben ona teslim olmaya öyle hazırdım,onun aşkıyla öyle yanıp tutuşuyordum ki bunu ilk olarak kendimle baş başa kaldığımda anladım,onun aydınlık,deyim yerindeyse melek gibi yüzünü heyecana boğan o tutkuyu,içimin karanlık dehlizine düşüp terk edilmiş bir kalbin boşluğunda fırtına yaratınca anladım.
Aklımı oynatmak pahasına,kendime defalarca telkinde bulundum,insan bir kez olsun,bir an olsun aptalca davransa ne olur sanki diye.Ama fazlasıyla belirsiz bir sözcük olan vicdan denen şeyden kaçamıyorsunuz.
İnanmıştım,umut bağlamıştım ona.İnanılacak,umut bağlanacak adam mıydı o ?Nesine inanmış,nesine güvenmiştim onun ?
Çalışkan bir işçi diye düşündüm,zamanla yatışır,durulur,içindeki kötülükler gider sandım.İyilikle,sevgiyle yüreğini yumuşatmaya,hırçınlığını gidermeye çalıştım.Nerde onda o ruh ! O anlayış ! At da çok çalışır,ama insan her şeyden önce bir insan olmalıdır.Ancak o zaman yaptıklarının bir anlamı olur.
Oysa Abakir bunu hiç anlamadı.Geldiği gibi çekip gitti.