“Anlamadın mı kardaşım?Birleşme umudu!Yunan bizi tek kurşun atmadan masa başı siyaseti ile aldı.Hep bekledim.Türkiye Cumhuriyeti’nden öyle yaman siyasetçiler çıksın.Kaybedilenleri geri alsın diye.Bir zaman sonra anladım ki Mustafa Kemal’in ölümüyle beraber bazı umutlarımız da ölmüştür...”
Zaten hayat dediğimiz nedir ki? Dünyaya geliriz,açarız gözümüzü bir ışık görürüz.Giderken kapatırız gözümüzü,ışık söner.Yanıp sönen ateş böceklerinden ne farkımız var?
Ah Mustafa Kemal ah!Kaldırıp başını görmeliydi!Çok erken gitmişti çok.Vatanı dış düşmanlardan temizlemiş ama içeridekileri ıslah etmeye ömrü yetmemişti.
Zeka ve kalp arasında bir yol,bir bağ vardır.Ona vicdan denir.İşte zeka ve kalp arasındaki o bağ kopmuşsa,kişi dünyanın bütün ilimlerine sahip olsa da insan olamaz!
Halkın yarısı kadındı.Erkeklerin uyandırılıp kadınların uykuda bırakılması olur muydu?Olmazdı!O erkekleri doğurup büyüten analardı.Anaları uykuda olan bir millet çağa ayak uyduramazdı.