Sabriye Cemboluk

Sabriye Cemboluk

Yazar
8.8/10
29 Kişi
·
52
Okunma
·
7
Beğeni
·
343
Gösterim
Adı:
Sabriye Cemboluk
Unvan:
Yazar
Doğum:
Edirne, Türkiye, 1948
“...Hep böyle olur.Dünya kurulduğundan beri böyle olmuş.Önce iki kardeş olan Habil’le Kabil birbirlerine düşman olmuşlar.İlk cinayet Adem babamızın oğulları arasında işlenmiş.O günden beri Adem oğulları birbirlerini öldürmekteler.Köpek köpeği,çakal çakalı,yılan yılanı ısırmaz,öldürmez,insan insanı öldürür!Bize düşen öldürmeden,ölmeden yaşamaktır .”
Halkın yarısı kadındı.Erkeklerin uyandırılıp kadınların uykuda bırakılması olur muydu?Olmazdı!O erkekleri doğurup büyüten analardı.Anaları uykuda olan bir millet çağa ayak uyduramazdı.
Zeka ve kalp arasında bir yol,bir bağ vardır.Ona vicdan denir.İşte zeka ve kalp arasındaki o bağ kopmuşsa,kişi dünyanın bütün ilimlerine sahip olsa da insan olamaz!
Zaten hayat dediğimiz nedir ki? Dünyaya geliriz,açarız gözümüzü bir ışık görürüz.Giderken kapatırız gözümüzü,ışık söner.Yanıp sönen ateş böceklerinden ne farkımız var?
Ah Mustafa Kemal ah!Kaldırıp başını görmeliydi!Çok erken gitmişti çok.Vatanı dış düşmanlardan temizlemiş ama içeridekileri ıslah etmeye ömrü yetmemişti.
Yeni bir Meclis-i Mebusan toplanıp Cumhuriyet kurulacak deniyordu.Cumhuriyet serbestlik demekti.Kadınlara yasak olan her şey kalkacaktı.Aziz Efendi ve arkadaşları Cumhuriyet için vargüçleriyle çalışıyorlar,artık halkı uyandırmak gerek diyorlardı.
“Anlamadın mı kardaşım?Birleşme umudu!Yunan bizi tek kurşun atmadan masa başı siyaseti ile aldı.Hep bekledim.Türkiye Cumhuriyeti’nden öyle yaman siyasetçiler çıksın.Kaybedilenleri geri alsın diye.Bir zaman sonra anladım ki Mustafa Kemal’in ölümüyle beraber bazı umutlarımız da ölmüştür...”
Kuyumcu sıçrayan çamurları elinin tersiyle silip koltuğun ortasına doğru yanaşırken babasının anlattıklarını hatırladı.Fatih Sultan Mehmet,İstanbul’u almak için kullandığı topları tam burada döktürmüştü.İstanbul fethedildikten sonra da,gayrimüslim olan top döküm ustasını öldürtmüştü!Ola ki başka bir millete daha top yapmasın diye.Toplar Edirne’de onca düz yer varken neden bu bayırda dökülmüştü,usta neden öldürülmüştü?Bunlar çocukluğundan beri kafasını kurcalayıp cevap bulamadığı sorular olarak kalmıştı.
Yurdundan kovulan Musa,çarmıha gerilen İsa ve Tanrı’nın katına çıkmış olan Muhammed peygamberler bulundukları cennette birleşip,ümmetleri için bir çıkış yolu bulamazlar mıydı acaba?
“...Birkaç arkadaş toplanıp kışlanın önüne gittik.İlk kınalı kuzucuklar gelmiş.Ah bu gözler,onları görmez olaydı Emine Hanım.Çoğunun ayağında çarık bile yok.Poturları,gömlekleri doksan dokuz yamalı.Nereye gittiklerinden haberleri var mı yok mu,belli değil.Her gün binlercesi şehit düşüyormuş Çanakkale’de!”
698 syf.
Yerel tarih yazımı çok kıymetli yaşananları ilk elden aktarması bakımından. Özellikle savaş ve göç insanların hayatında kuşaklar arası aktarılan psikolojik sonuçlar doğurur. Bu acıdan özellikle trakyaya ve anadolunun her yerine dağılmış olan savaş ve göç mağduru insanları anlamak için bu kitap iyi bir fırsat ve yakın yerel tarih adına güzel bir kazanım olmuş.
698 syf.
Yaşadığım şehir olan Edirne'de geçen insanların çektiği acıları,savaşları,zorlukları anlatan bir roman.Yazarla ilk karşılaşmam ancak ilk 350 sayfadaki tutkuyu daha sonra hissetmedim.Okumaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum.İyi okumalar umarım sizde yazarla karşılaşırsınız...
698 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Savaş, göç, korku ve acı insan ayırmaz.
Bu kitapta doğup büyüdükleri yerlerden, sevdiklerinden, sevdalarından, ansızın koparılan insanların; oyuncaklarını, oyun arkadaşlarını, sebepsiz neşelerini, kedilerini, köpeklerini arkada bırakarak annelerinin kucağında ya da bir talika içinde soğuktan ve korkudan titreye titreye kaçan çocukların hüzünlü öyküleri var.
Yaşamak ve çocuklarını yaşatmak için Rum gibi davranan Türkler'in, Müslüman elbisesi giyen Yahudi ve Hıristiyanların, pencereleri sımsıkı kapatılmış bir evde sevgiden ve korkudan birbirlerine tutunan üç semavi dine mensup kadınların hikayeleri var.
Sofulu'nun gümülcine'nin, Edirne'nin, selanik'in evlerinde, sokaklarında, dükkanlarında yaşanmış eski zaman sevdalarının izleri var.
Birinci ve ikinci dünya savaşlarının yokluğu, kıtlığı, felaketi var.
Sadece bir millete ya da dine mensup oldukları için öldürülen, malları yağmalanan insanların çaresizliği var.
Komşularını kurtarmak için hayatlarını tehlikeye atan güzel insanlar var.
Kurşunla vurularak, ateşler içinde yanarak, karanlık sularda, bataklıklarda boğularak yitip giden hayatlar var.
Çerkez hanım, Emine Hala, Tatar Mahmut Efendi, Raşel Hanım, seyis Ahmet Efendi, Minik Hasan, Rosa Hanım, Resmiye Nine, Meryem Aba, İbrahim Efendi, Sevan Efendi, Habibe Hanım, Lebibe Hanım, Aziz Efendi, Ekmekleri sokaklara saçılan Fırıncı Rum Efendi, Makbule Hanım, Aziz Efendi ve bu kitaba emek veren Sabriye Hanım sizleri tanıdığıma memnun oldum. Temenna efendim.
698 syf.
·25 günde·Beğendi·9/10
Kitabı okurken bitirmek istemedim. Oldukça yavaş okudum.Yazarıyla da konuşma şerefine nail oldum.Çok güzel bir dille yazılmış.Kitap okurken seni içine çekiyor.Karakterlerle sevinip, üzülüyorsun.Anne tarafım Trakyalı/göçmen olduğu için kitaptaki konuşmlarda kendi ailemi gördüm.Edirneli bir ailenin birkaç kuşak süren hikayesini anlatıyor.
698 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Balkan savaşları, birinci dünya savaşı ve Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinde parçalanan Trakyadaki hayatlar üzerine başlıyor roman.Güzel kurgulanmış bir geniş aile hikayesi.Genç cumhuriyetin ilk yılları, ikinci dünya savaşı, 60 ihtilâli ve öncesi yaşanan siyasi/toplumsal karışıklıklarda konu edilmiş.Etkileyici bir dille yazılmış.Son moda yazarlarımızın romanlarının dili ve anlatım biçimlerini pek beğenmediğim için Türk edebiyatından roman okumamaya özen gösteriyorum ama bu eser özel bir tavsiyeyle elime ulaştı ve çok beğendim.Bugünümüzü anlamak için güzel çıkarımlar yapabileceğiniz bir eser olmuş tavsiye ederim.
698 syf.
·Beğendi·10/10
En beğenerek okuduğum kitaplardan biri. Yaşadığım yerlerde geçmesi, benim de göçmen olmamın verdiği bir sempatiyle okudum bu kitabı. Baş ucu kitabı diyebileceğim nitelikte bir kitap.
698 syf.
·Beğendi·7/10
Başarılı bir aile / dönem romanı! Kurgusu, roman kişileri yerli yerinde! Severek ilgiyle okudum! Türkiye tarihinin bir dönemini bir ailenin yaşamıyla izliyoruz!
Tavsiye edilir!
698 syf.
Osmanli imparatorluğunun yıkılması Cumhuriyetin ilanı ayrılan sınırlar,yok olan canlar,yıllarca kardeşçe yaşamış Türk,Rum,Ermeni,Yahudi hayatların yok oluşu. ..Habibe ve Lebibe kardeşlerin hüzünlü gerçek yaşam öyküsü. .
Yazar kendi anneannesinin dedesinin hayatini kaleme almış öyle bir yazmış ki sevgili okurlar okuyanin bu hayatı yaşamasını sağlamış. ..iyi okumalar diliyorum.
698 syf.
·Puan vermedi
Doğduğun topraklardan sökülüp atılmak, her iki tarafında yaşadığı ortak acı ve özlem. Savaş, zorunlu göç, pogrom. Tüm bu kargaşanın içinde yeşeren aşklar, tükenmeyen dostluklar ve dinmeyen derin hasret....

Yazarın biyografisi

Adı:
Sabriye Cemboluk
Unvan:
Yazar
Doğum:
Edirne, Türkiye, 1948

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 52 okur okudu.
  • 16 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.