Ne fark ederdi ki zaten? Herkes ölüyordu nasıl olsa; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayanı da... Herkes göçüp gidiyordu. Her şey göçüp gidiyordu.
"Geçici düzenler köpükler gibi uçar gider," diye mırıldandı, belli ki bir şiirden bir dize okumuştu. Aynen öyle, köpükler gibi, geçici. İnsanın bu dünyadaki bütün çalışması köpükten öte bir şey değil.
Kalbimi yerinden sökmedikçe bu aşkı yüreğimden kazıyamam, neden? Onu henüz sevmezken bile sırf acıdığım için sevmeliydim; onu artık sevmek, ona ihanet olur. Benim sevgime ihtiyacı var.