Bazen hayatta öyle karşılaşmalar olur ki, hem de hiç tanışmadığımız insanlarla, bir tek sözcük bile konuşmadan birdenbire tek bir bakışla ilgilenmeye başlayıveririz.
Annemi ve kendimi, hepimizin nasıl uzun süreli davranış kalıpları benimsediğini düşündüm; bu, seçimlerimizden çok gereklilikten doğan bir şey, bu kalıpları kırmak ancak bizi şaşırtan, korkutan, kızdıran bir dizi sözün ya da davranışın ardından mümkün olabiliyor. Ancak o zaman başka bir yere itiliyor ve yeniden yol bulmaya, keşfetmeye başlıyoruz.
Bir erkeğin istediği şeyin peşinden koşup yakalaması daha kolay hatta daha beklenir bir şeydir. Ancak ne kadar haksız bir değerlendirme olsa da istediğini kovalayan bir kadın bencil bir orospu, ailesine bir tehdit olarak görülür.
Depresyon tuhaf bir şey. Biri sizi sudan çekip çıkarana kadar kapkaranlık bir denizde yüzdüğünüzü anlamıyorsunuz, sonra birdenbire güvertede teninizi ısıtan ılık gün ışığını, tuz kokusunu ve tadını fark ediyorsunuz; aynı anda hem yabancı hem de şaşılası biçimde tanıdık gelen duygulanımlar bunlar.