İşyerinizde biri hapşırdığı için soğuk algınlığına yakalanacağınızdan korkarsanız, korkunuz zihninizin bir hareketi haline gelerek beklediğiniz, korktuğunuz, inandığınız şeyi yaratır.
Ofisteki diğer kişilerin soğuk algınlığına yakalanmadığını görürsünüz,
çünkü onlar buna inanmamışlardır. Sağlıklı olacaklarım düşünmüşlerdir.
Bilinçaltınız sizin büyük karanlık odanızdır. Dışarıdaki hayatınızın geliştiği gizli yerdir.
Bu nedenle sizi siz yapan şey; adınız, giysileriniz, anne,babanız, mahalleniz ya da kullandığınız otomobil değildir. Siz yeraltındaki o karanlık odanızda şekillenen inançlarınızdan oluşuyorsunuz.
Bir harfin önce bir kelimeye, sonra o kelimenin bir cümleye, cümlenin bir paragrafa ve sonuç olarak paragrafın bir kitaba dönüşmesi gibi, her bir ihtiyaç karşılandığında artan bir bağlanma meydana gelir. Bu sevginin nasıl büyüdüğünü ve kişisel gelişimin nasıl ortaya çıktığını açıklamaya yardımcı olur.
Duygularda tıpkı böyledir. Sadece hayatta nerede durduğumuzu gösterirler; seçtimiz hayat bize iyi geliyor mu yoksa sorunlar mı var, bu konuda bize rehberlik sunarlar. Ancak duygularla ilgili alışkanlığımız, trafik tıkanırsa navigasyon uygulamasına kızmamıza benziyor.