4/10
·500 syf.··
2026 15. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 00:07
Faustvari bir eser yazılmaya çalışılmış, ancak ortaya çıkan şey ne yazık ki derinlikten tamamen yoksun, içi boş bir metinden ibaret. YouTube’da Rus okurların abartılı övgüleriyle dikkatimi çeken bu kitap, daha ilk sayfalarda hayal kırıklığına dönüştü. Bunun en büyük sebebi ise rezalet düzeydeki tercüme. (Aniden, "Neden Mavis Clare'in kitaplarını okumuyorsun?" diye sordum. "Bana ona hayran olduğunu söylemiştin." "Öyle yapıyorum, -çok büyük!" diye cevapladı, - "Ona hayranım ve ona hayret ediyorum, ikisini bir arada. s 316) Metin, sanki alelacele bir çeviri programına verilmiş ve hiçbir editoryal denetimden geçmeden basılmış. Bu, doğrudan okura saygısızlıktır. Ancak mesele yalnızca çeviri değil; kitabın kendisi de en az onun kadar sorunlu. Gotik bir roman beklentisiyle başladığım eser, kısa sürede sıkıcı sosyete sohbetlerinin ve yapay diyalogların içinde kayboluyor. Faust ve Usta ile Margarita gibi eserlerin sunduğu o derinlik, felsefi ağırlık ve edebi tat burada tamamen yok. "Ve böylece tekrar söylüyorum-Şeytan'ın acıları! Sonsuzluğun kendisi kadar ölçülemez acılar, bir düşünün! Cenneť ten dışlanmak!-sonsuz çağlar boyunca, bir zamanlar tanıdığı ve sevdiği meleklerin uzak seslerini duymak!-karanlık çöllerinde bir gezgin olmak ve eskiden varlığı için hava ve besin olan göksel ışığı özlemek ve İnsan'ın deliliğinin, İnsan'ın mutlak bencilliğinin, İnsan'ın zalimliğinin onu böyle sürgünde, af ve barıştan dışlanmış bir şekilde tuttuğunu bilmek! (s 451) Yazarın metne serpiştirdiği “Şeytan’ın acıları” "Şeytanın kaygıları" teması ise yüzeysel bir gösterişten öteye geçemiyor. Lucio karakterinin aslında Lucifer olduğu baştan itibaren apaçık ortadayken, bunun sözde bir gizem gibi sunulması oldukça zorlama duruyor. Romanın sonlarına doğru yapılan açıklamalar ise ne şaşırtıcı ne de
Şeytanın AcılarıMarie Corelli · Sarmal Kitabevi · 20256 okunma
bizi biraz salın yahu :)
8/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2025 23:48
wilde’ ın tek romanı, güzelliğe ve hazza tutkun yakışıklı bir genç olan dorian gray güzelliğini kaybetmekten korktuğu için bir portresini yaptırır lakin işlediği haz dolu suçlar yüzünden portrenin günden güne yaşlanıp çirkinleşmesini, ruhunun aldığı şekli bu portrede görmesini konu alıyor. faustvari bir karanlığı barındıran bu roman yayınlanmaya başladıktan sonra kendi döneminde büyük tartışmalara yol açmış. sebebi ise romandaki eşcinsel tutum tabi ki. kadın arkadaşlara not ( bize baya güzel methiyeler düzmüş :) fakat tüm bunlara rağmen wild geri adım atmamış hatta kitabın ilk sayfasında şu sözler var, “ ahlaklı kitap ya da ahlaksız kitap diye bir şey yoktur. kitaplar ya iyi yazılmıştır ya da kötü. mesele bundan ibarettir.” 1886’da gazeteci olan robbie ross’la beraber ilk cinsel deneyimini yaşayan wilde hem şöhretinin verdiği koruma hem evli olmasından dolayı kendini pek gizleme gereği duymamış. asıl olay işin tamamen ayyuka çıkması lord alfred douglas ile tanışmasıyla başlıyor sonra zaten olanlar oluyor. kitabı henüz okumayan arkadaşlar, başlamadan önce wilde’ın hayatını da okumanızı öneririm. sevgiyle, iyi okumalar dilerim :)
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
faustvari dorian
9/10
·316 syf.··
2025 27. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2025 19:22
kitap narsisizm ve bunun sebep olduğu yıkımları harika anlatmış. dorian'ın sonsuza kadar genç ve güzel kalma hayalinin onu günden güne canavarlaştırması anlatılıyor. açıklamalar ve notlar bana fazla uzatılmış gibi geldi tabi ki ben sıradan bir okuyucu olduğum için birçok notu gereksiz detay buldum ama bu konu üzerinde profesyonelce ilgilenenler (oscar wilde'ın hayatı, dorian gray'in portresini yazdıktan sonra kitabın hayatını nasıl etkilediği ve kitabın yazıldığı ve kitapta bahsi geçen durumlardaki dönem olayları) için yol haritası niteliğinde bir kitap. 1 puan kırmamdaki etkenlerden ilki notları fazla detay bulmam ikincisi de konunun çok da orijinal olmayışı. oscar wilde'ın kendisi goethe'nin faust'undan etkilenerek bu kitabı yazdığını söylemiştir. kitaptaki karakalem çizimler ve tablolar çok hoştu. kesinlikle okunması gereken bir klasik
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Everest Yayınları · 202099,2bin okunma
Sanata Faustvari Bir Dokunuş: Dorian Gray'in Portresi
9/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2023 104. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2023 19:52
Efsunlu bir kitap bu, bir noktaya kadar yorumlanabilecek ve o noktadan sonra dünya üzerindeki tüm dillerin kelimelerinin kifayetsiz kalacağı, kalmak zorunda olduğu bir kitap. Zamanın ötesinde, insanın ruhunda ve estetizmin doruklarında gezinen bir kitap Dorian Gray’in Portresi. Güzelliğin, gençliğin, zarafetin olduğu kadar, çirkinliğin, habisliğin ve yozlaşmanın da öyküsü. Kitapta üç ana karakterimiz var, ki bana kalırsa bu üç karakter de insanın kendisini yani bizi temsil ediyor; Yetenekli genç ressam Basil Hallward, göz kamaştırıcı derecede alımlı olan Dorian Gray ve bir asilzade olan Lord Henry Wotton. Bir gün Basil, hayranlık duyduğu Dorian’ın bir portresini yapmaya başlar ve bunu arkadaşı Henry ile paylaşır. Bu güzelliğin karşısında dayanamayan şeytani karakter Henry, Dorian ile tanışmak ister. Tanışır tanışmaz da Dorian’ı kendi hayat felsefesiyle, güzellik, estetik ve gençlik hakkındaki manipülatif fikirleriyle zehirler. Tüm fikir çatışmalarından sonra Faustvari bir kimliğe bürünen Dorian, portrenin tamamlanmış halini gördükten sonra şunları söyler: “Ne acı! Yaşlanıp çirkinleşeceğim, iğrenç biri olacağım. Ama bu resim hep genç kalacak. Şu haziran günü kaç yaşındaysa hep o yaşta duracak... Ah, keşke tersi olsaydı! Hep genç kalan ben olsaydım da resim yaşlansaydı! Bunun için... Bunun için neler vermezdim! Evet: Dünyada bunun için vermeyeceğim bir şey yoktur!” İşte Dorian için sonun başlangıcı böyle olur. Kendisi yerine portresinin yaşlanmasını isteyen Dorian’ın bu dileğinin gerçekleşmesi üzerine tüm hayatı değişmeye başlar. Bu sırrın manevi ağırlığı gün geçtikçe arttığından, Dorian’ın karakterindeki bozulmaları, zulümleri ve ahlâksızlığı da aynı derecede artar. Bu hikâyede Basil ve Lord Henry içimizdeki masum ve günahkâr tarafları temsil ederken, Dorian ise
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Everest Yayınları · 202499,2bin okunma