Dibe vurmanın en tuhaf yanı nedir biliyor musunuz? Bir kez dibi gördüğünüzde bir daha asla yüzeye çıkamıyor olmanız. O uğultu, o düşme hissi asla sona ermiyor, her aşamada, Galiba buraya kadarmış, diye düşünüyorsunuz.
İslam’ın Dirilişi, Sezai Karakoç’un inanç ve medeniyet meselesine dair güçlü bir çağrısı. Kitap, insanı düşünmeye ve kendi kökleriyle yüzleşmeye zorlayan samimi bir dil taşıyor. Ancak metinde Avrupa ve Batı’nın neredeyse tamamen olumsuz bir çerçevede ele alınması benim için eksik kalan bir nokta oldu. Batı’nın tarihsel ve ahlaki sorunları elbette eleştirilebilir; fakat Batı’yı tek tip, bütünüyle yoz bir yapı gibi sunmak, düşünsel çeşitliliği ve ürettiği insani değerleri göz ardı ediyor. Bu yaklaşım, kitabın savunduğu diriliş fikrini güçlendirmekten çok, yer yer daraltıyor. Buna rağmen eser, İslam medeniyeti üzerine düşünmek isteyenler için hâlâ önemli ve sarsıcı bir metin. İslâmın DirilişiSezai Karakoç
Aslında günler hep aynı günler, sabahlar hep aynı sabahlardır. İki peşin hüküm birikintisinin de temel arketipleri aynıdır. Düşünce muhtevasında en ufak bir değişiklik yoktur. İsimler ve renklerdir değişen.