"Bilmiyor musun sanki? Bir erkek sebepsiz yere boşanabilir. Çünkü evliliği sürdürmek istemiyordur. Ancak kadın boşanmak isterse durum değişir. Nikahta kadının evlenmek için 'Evet." demesi yeterlidir. Kaç yaşında olduğu fark etmez. Ancak boşanmak için böyle bir şey yoktur. Hayır demek yeterli değildir. Araya hâkim girmelidir. Hâkim de kanıt istiyor. Senin evliliğinin devam etmesine onlar karar verecekler. Namertler için fırar yolu çoktur. Ayrıca boşanmak istemezse kadının elinden pek bir şey gelmez. Bu yüzden hakkını aramak için mahkeme koridorlarında mühür peşinde, belge peşinde sürünürsün. İşte buralarda bütün gençliğin ve geleceğin kaybolur. Hiç kimse senin bu yaşlı gözlerine ve perişan haline bakmaz. En sonunda sen yorulursun ve hakkının peşini bırakırsın. Sen bunlara kırgın bir kalbin kanıtının endişeli gözler ve yorgun bir yürek olduğunu anlatırsın. Bu kâğıda yazılacak, mühür basılacak ve dosyalanacak bir şey değil ki... Tabii, boşanabildim. Ancak en sonunda hasta ve bitkin haldeydim."