Fabl tarzında yazılan muhteşem bir eser. Özgürlük ve demokrasi için mücadele eden ve sloganları "Dört ayak iyi iki ayak kötü, bütün insanlar düşmandır bütün hayvanlar yoldaştır felsefesiyle başlayan bir serüven... okurken günümüz siyasetiyle de bağdaştırılan ve herkesin mutlaka kendine göre yorumlayacaģı ve kendinden bir şeyler bulacağı bir eser diyebilirim.
Birbirini hiç tanımayan, tesadüflerin bir araya getirdiği dört kadının,"Ortadoğu'da çıktıkları yolculuk.. Ortak noktaları sadece kadın ve yaralı olmaları.. Her birinin birbirinden başka taşıdığı, gizlediği, en derine gömdüğü yaralar.. Bu içsel yolculukta keşfedilen, öğrenilen: "Hayat sizin nefesinizde. Başka hiçbir yerde, hiçbir şeyde değil. Hayatı siz kuracaksınız, nefesinizi üfleyeceksiniz. Çünkü hayat, nefesinizin yettiği kadar. Çünkü bir erkek bir kadının nefesi kadar." Hayatın ne kadar uzun ya da ne kadar kısa olduğunu ise teslimiyet belirliyor. Kadere teslimiyet.. Kendi hayatının peşinden koşup kaderini yazan mı olacaksın yoksa kendini kadere teslim mi edeceksin!
Başkalarına yasak diye bir zevkten kendini yoksun bırakmanın hiçbir anlamı yoktur.
İnsanın vicdanı hatırladığı müddetçe, hiçbir hata unutulmuş değildir...