10/10
·309 syf.··
2026 36. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 16:42
Polisiye roman olduğu için okumaya hevesimin olmadığı bir kitaptı. Sürekli sürekli edebi havanın fazla olduğu kitaplara yönlenmek istediğimden. Fakat, incelemelerine baktığımda herkesin övdüğünü görüp okumaya başladım. Kitaba başladığım ilk sayfadan beri çok akıcı ve sürükleyici bir dil vardı. Psikoloji alanından çok faydalı bilgilerle çok iyi bir roman ortaya çıkmış. Hiç sıkılmadan okuyup, sayfaların, zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım bir kitaptı. Bu övgüleri gerçekten hak ediyor. Herkese okumasını öneriyorum. En azından pişman olmayacağınızı düşünüyorum:)
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,8bin okunma
Puan vermedi·311 syf.··
2026 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 21:07
Sevilen, oldukça ağır temaların işlendiği ve fikrimce sadece bir defa okunabilecek bir kitap. Yazarın karmaşık yazım stili okuyanı dikkat etmeye zorluyor, bazı paragrafları birden fazla kez okumam gerektiği oluyordu. Zamanın ileri geri işlenmesi, karakterlerin kapalı ve uzak oluşu, hikayenin travma üzerinden ilerliyor olması da kitabı biraz daha zorlaştırıyor okuyan için. Bunların olumsuz yorumlar olduğu düşünülebilir ancak aksine bu kitabı özel yapan birkaç özellik de bunlardır.
SevilenToni Morrison · Sel Yayınevi · 20231,943 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsanlığın ve Tüm Callahan'ın Yerleri şerefine
8/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:22
Callahan'ın Yeri, dertleşmek isteyene alan açan sıradan bir bardır. Piyanist Eddie'nin densiz sorgulamalara beyzbol sopasıyla müdahale etmesini saymazsak, yahut Pyotr'ın alkolü fazla kaçıranları evlerine bırakıp, geceyi orada geçirdikten sonra kahvaltıyı hazırlayıp ortadan kaybolmasını da. Bu barda her içki yarım senttir ve kadehler şömineye hunharca fırlatılıp kırılır. Çeşitli ritüeller etrafında kendine has bir kültür oluşturmuştur burası. En kötü espri bile burada kabul hatta teşvik edilir; çünkü bar müdavimi olan doktora rağmen mizah en iyi ilaçtır. Ama en önemlisi, burayı arayarak bulmak imkansızdır, bar ihtiyacı olanı kendine çeker; anlayışa, hoşgörüye, yardıma veya şefkate ihtiyacı olanları. Üstelik burayı bulabilmeniz için sadece sekiz ay ömrünüzün kalmış olması veya ailenizin ölümünün sorumluluğunu taşıyor olmanız gerekmez. Gezegeni yok etmek için yola çıkmış ancak bu karardan pişman olmuş bir uzaylı da olabilirsiniz, alkolik bir vampir, bir zaman yolcusu, hatta vantrilok bir köpek bile olabilirsiniz. Burada bunlara kimse şaşırmaz ve samimiyetinizin karşılığını alırsınız, çünkü bu bar mucizelerin gerçek olduğu bir yerdir. Yine de burada sorunlar sihirle çözülmez. Çoğu zaman çözüm, birinin hikayesini gerçekten dinlemekle başlar. Ve sadece hatalarının bedelini ödemeye razı olanlar bu ailenin müdavimi olabilirler. Hippi hareketinin filizlendiği 1973'te ilk Callahan öyküsünün bir dergide yayımlanmasının ardından okuyucunun büyük teveccühü ile karşılaşan Spider Robinson, yirmi yıl boyunca Callahan evrenini ve bu barın gerçek hayattaki müdavimlerini genişletmeye devam eder. Yazar, istilacı uzaylıların ve tehditkar teknolojilerin egemen olduğu ana akım bilimkurguya karşı bu dışlanmışlarla iki kadeh tokuşturup dertleşerek tüm klişeleri çökertmiştir. Hikayelerdeki
Callahan GünlükleriSpider Robinson · İthaki Yayınları · 202378 okunma
Taş Kağıt Makas – Hayal Kırıklığı Olan Bir Okuma Deneyimi
1/10
·312 syf.··
2026 12. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:09
Büyük beklentilerle başladığım Taş Kağıt Makas ne yazık ki benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Kitabın konusu ilk bakışta merak uyandırıcı görünse de olayların ilerleyişi beklentilerimi karşılamadı. Karakterlerle bağ kurmakta zorlandım; çoğu zaman davranışları yapay ve inandırıcılıktan uzak geldi. Kitabın en çok övülen yönlerinden biri olan gizem unsuru da bende beklenen etkiyi oluşturmadı. Hikâye boyunca verilen ipuçları heyecan oluşturmaktan çok kafa karışıklığı oluşturdu. Final kısmı ise şaşırtıcı olmaktan ziyade zorlama ve aceleye getirilmiş hissi verdi. Yazarın anlatımı akıcı olsa da olayların gelişimi bana göre yeterince güçlü değildi. Bazı bölümler gereğinden fazla uzatılmışken, önemli noktalar yüzeysel geçilmişti. Bu nedenle kitabı okurken sık sık ilgimi kaybettiğimi fark ettim. Sonuç olarak, Taş Kağıt Makas benim için beklentilerin oldukça altında kalan bir kitap oldu. Gizem ve psikolojik gerilim seven birçok okur bu kitaptan keyif alabilir; ancak ben karakter derinliği, güçlü kurgu ve etkileyici bir final arayan bir okur olarak aradığımı bulamadım. Bu yüzden kitabı maalesef tavsiye edemiyorum.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,4bin okunma
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Merhaba, Semra ile @noxyayinlari çıkan, @authorhalle kaleminden, #ölümcülkonular kitabını okuduk. Öncelikle kitap psikolojik gerilim türünde ve 391 sayfadan oluşuyor. Benim çok fazla okuduğum türde olmayan bir kitaptı. Fakat okurken keyif aldığım bir kitap oldu. Bu türde fazla okuma yapmamış olmama rağmen kitap benim için aktı gitti. Olayların işlenişi akıcı ve merak uyandırıcıydı. Film izler gibi, gerilim dolu bir okuma sundu kitap bana. Gerçekten keyif aldığım ve daha çok okuma yapacağım türler arasına girdi. Yazarın kalemini beğendim. Olayların gidişatı tam yerinde ve güzeldi. Özellikle sonunda gerçekten şok oldum diyebilirim. Sonunda başına bir şey gelecek derken zaten olayların bir kısmında olması beni şok etti. Ters köşe sonları ve bu türde okuma yapmayı sevenlerin kaçırmaması gereken kitaplardan biriydi. Kesinlikle şiddetle tavsiye ettiğim kitaplardan biri oldu. Kaçırmayın. Yüksek lisans öğrencisi ve Dehb’li Sydney, yaptığı hatalardan sonra Madrona Vakfı’nda burs kazanmıştır. Gidecek yeri olmayan Sydney için bu son şanstır. Fakat vakfın içine girdiğinden beri ormanda olmayan şeyler gördüğünü düşünmektedir. Gerçek ve hayal arasında gidip gelmekte ve vakfın aslında göründüğü gibi olmadığını fark eder. Vakıftaki insanların onlardan bir şeyler sakladığı ve yaptıkları asıl deneyleri göstermediklerinin farkına vardıkça, işler daha da karmaşık bir hal alır. Ormanda gördükleri ve yaptıkları deneylerin kötü sonuçlarıyla yüzleşir. Sydney, vakıftaki yakışıklı danışmanlarına da aşık olmuştur ve onunda bir şeyler sakladığının farkındadır. Hem büyük bir çekim yaşamaktadır, hem de güveni sarsılmaktadır. Psikolog Kincaid güvenebilir mi? Madrona Vakfı neler saklıyor? Sydney bu olayların neresinde? Soruların cevapları ve daha fazlası kitapta. Kesinlikle kaçırmayın.
Edebiyat
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202565 okunma
7/10
·392 syf.··
2026 32. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:09
Ölümcül Konular Vancouver Adası’nda bulunan ve Alzheimer araştırmalarıyla ün salmış Madrona Vakfı’nda çalışma fırsatı yakalayan Sydney için bu burs, hayatının ikinci şansı gibidir. Geçmişini geride bırakıp yeni bir başlangıç yapmak amacıyla adaya gider. Ancak çok geçmeden burada hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını fark eder… Başlangıçta; medeniyetten uzak olmak, telefon ve sosyal medyadan kopmak, sürekli değişen hava koşulları ve izolasyon hissi Sydney’in dengesini bozuyor gibi görünür. Fakat Wes ile tanışmasıyla başlayan çekim ️, adada saklanan sırlar , aynı uçakta geldiği öğrencinin gizemli şekilde kaybolması , gölgeler , yaz ortasında yağan kar ve ölü hayvanların yeniden canlanması ‍ gibi olaylar işin boyutunu tamamen değiştirir… Peki Sydney aklını mı kaçırıyordu? Yoksa vakfın içinde saklanan korkunç bir gerçek mi vardı? Ve eğer değişmesi gereken vakıf değil de Sydney’in kendisiyse, her şey gerçekten yoluna girebilir miydi? Kitap boyunca merak duygusuy hiç düşmüyor. Sayfalar adeta bir gerilim filmi izler gibi akıp gidiyor. Her bölümde yeni bir gizem, yeni bir soru işareti ortaya çıkıyor. Sydney’in yaşadığı olaylar gerçekten ürperticiydi. Hayaletler , gölgeler , sesler , mezarlar , ölüp dirilen hayvanlar ve sürekli değişen hava koşulları… Açıkçası sağlam psikolojiye sahip birini bile delirtmeye yeterdi. Yazarın en beğendiğim yanı ise karakter tepkilerini oldukça gerçekçi yazması oldu. Sydney’in korkuları, şüpheleri ve yaşadığı zihinsel karmaşa abartıya kaçmadan çok doğal şekilde aktarılmıştı. Bu da hikâyeyi daha inandırıcı hale getiriyordu. Finalde ise uzun süre kafamı kurcalayan birçok soru cevap buldu. Çünkü bir noktadan sonra ben de Sydney gibi sürekli “NE OLUYOR YA?!” diye düşünmeye başlamıştım. Ancak kitabın eksik bulduğum tarafları da vardı. İlk
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202565 okunma