Trajik Evrim
insan bilinci evrimde trajik bir şekilde ilerledi çok fazla bilinçlendik. doğa kendinden bağımsız bir bakış açısı yarattı. bizler doğa kanunlarına göre var olmaması gereken yaratıklarız
Antinatalizm
Hayatı Romantize Etmek
Bu dünya da yaşayıpta hayatı romantize etmenin bir mantığı yoktur. Hayatın iki yönü vardır; insanın kendi düşüncesindeki hayatı yani bir düş olan hayat, bir de gerçek yaşadığımız hayat yani reel hayat. Bu hayatı romantize etmeye çalışıyorsak bilin ki çok fazla düş kuruyoruz ve yaşadığımız dünya bu düşlerden çok uzakta. Hayatın bir gerçekliği vardır; Acı, hüzün ve gözyaşı... İnsan ne kadar kendi dünyasında aklında veya kalbinde yaşıyorsa yaşasın o reel Hayatın tokadını mutlaka yiyecektir. Düşlediğimiz hayatın bu bu dünyaya ait olmadığını o zaman bir kez daha anlamış olacağız... Hayatı romantize etmenin mantığı yoktur ancak hayatı güzelleştirebiliriz. Tabiki iyiliklerle....!!! Fatih ZEYREK
Hayata Dair
Reklam
"Kişinin en fazla temizlemesi gerekli şey dilidir." İmam Gazali
Film tavsiyeleri// bilm kurgu // aksiyon
`Hypnotic` (2023) // `hipnotik` zihin avı yönetmen koltuğunda `Robert Rodriguez`’in oturduğu, başrolde ise `Ben Affleck`’in yer aldığı, “`inception` ile `now you see me` arasında bir yerde takılayım” deyip zaman zaman ipin ucunu kaçıran `bilimkurgu-gerilim` filmi. film, kayıp kızını arayan bir dedektifin gizemli bir banka soygununu araştırmasıyla başlıyor. ama çok kısa süre içinde anlıyorsun ki mesele banka soygunu falan değil. mesele gerçeklik. daha doğrusu: gerçek sandığın şeyin ne kadarının gerçekten sana ait olduğu. film boyunca sürekli şu soruyla baş başa kalıyorsun: “`şu an izlediğim sahne gerçekten oldu mu?`” çünkü hikâye ilerledikçe: - hafıza - algı - hipnoz - zihin manipülasyonu birbirine karışmaya başlıyor. özellikle ilk yarısı oldukça sürükleyici. film sürekli yeni bilgi veriyor, yeni kapılar açıyor ve seyirciyi diri tutuyor.
"İnsan değişiyor bir yerden sonra. O yer; daha fazla düşemeyeceğin, daha fazla ölemeyeceğin, daha fazla acıyamayacağın, daha fazla ağlayıp kahrolamayacağın yerdir. İşte o yerden sonra hayat umursamamayı öğretiyor insana. Daha az sevmeyi, daha az önemsemeyi, daha az kaygılanmayı öğreniyorsun. Böyle olunca kimse ya da hiçbir şey bir daha incitemiyor seni..."
Ben kimsenin hoşuna gitmek için kendimi değiştirmem. Yanlışa alkış tutmam, çıkar için susman, yalanla dostluk kurmam. Birilerinin sevgisini kazanmak uğruna karakterimi pazarlık masasına koyacak biri hiç olmadım. Beni fazla bulan uzaklaşsın, sert bulan yolunu değiştirsin. Çünkü ben kırılmayı göze alırım ama eğilmeyi asla. Kalabalıklara karışıp kendimi kaybetmektense, tek başıma yürürüm. Vicdanım rahatsa gerisi sadece gürültüdür. Ben olduğum gibi varım; kabul eden de böyle etsin, etmeyen de uzaktan seyretsin.
Reklam
Reklam