10/10
·424 syf.··
2026 92. kitabı
"Tutkuyla yaşamak için çabalıyorum ve hayattan kopmak istemiyorum. Bunlar benim için önemli. Böyle yaşamalısınız. Aksi halde anlamı ne? Herkesi memnun etmek mümkün değil ve diğer insanların olmanız gerektiğinizi düşündükleri şey olmayı denemenin bir anlamı yok. Benim için kim olduğum önemli, sadece farklı olmak değil olabildiğimce gerçek olmak " (Josep "Pep" Guardiola) Guardiola yönetimindeki FC Barcelona dönemi benim için gelmiş, geçmiş ve gelebilecek en iyi ve en büyük futbol takımıdır. Tüm oyuncular buna kaleci de dahil ayağa pas yaparak tüm futbol severlere futbolun keyfini yaşattılar doksan dakika boyunca oyun felsefeleri hep aynıydı o dönem Barcelona'yı sadece tek bir şekilde mağlup edebilirdiniz o da takım da konsantrasyon eksikliği varsa. Muhteşem takımın ve muhteşem oyunun felsefesinin mimarı Johan Cruyff'dur A takımı ve alt yapıları tek bir oyun sistemi üzerine kurmuştur bu sayede Messi, İniesta, Xavi, Puyol, Piquè gibi yıldızlar aynı oyun felsefesi ile eğitilmişlerdi bunun üzerine Guardiola'da aynı temelden geldiği için bu birleşimden mucize bir takım çıktı. Kitapta o döneme ait yöneticiler ve futbolcuların hikâyelerini bulacaksınız. Şahsi fikrim FC Barcelona oyun felsefesi ile futbol da "Orta çağı kapatıp yeni çağı" açmıştır.
BarçaGraham Hunter · Pegasus Yayınları · 201715 okunma
Puan vermedi·960 syf.··
2025 37. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 17:24
öncelikle spoiler içerebilir, genel bir yorum olacak. bu tarz serileri çok sevdiğimle başlamak istiyorum. geniş karakter sayısı, olay bağlamlarının çok özenli yapılması, uzun serilerin de verdiği karakter gelişimini yavaşça okumak bana çok hitap ediyor. bu sebeple bu seri beni çokça tatmin etti. daha ayrıntılı olmak gerekirse ben serinin ilk üç serini su gibi okudum ve gerçekten çok beğendim. kalan kitaplar celeana'nın da dönüşümüyle daha ciddiye bindiğinden eskisi kadar bana geçmedi. ancak tabi ki de her olay çok güzel açıldı ve ilerledi. olay anlatımında ve işleyişinde her şey dozundaydı. sonradan eklenen çoğu karakteri çok beğendim. ancak bazı karakter eşleşmeleri çok da güzel olmadığını düşünüyorum mesela rowan çok yüzeysel bir karakter olarak yazılmış, sadece önceden de bağlı olma gibi basit bir durumla derinleştirilmeye çalıştı yazar ama ben pek etkilenemedim. ben dorian'la daha iyi bir partner olabilir düşüncesindeyim. düşman-aşk, acı-aşk gibi etkileşimle daha yoğun bir ilişki beni daha memnun ederdi. bu sebeple elide / lorcan ikilisi bu seride ki en sevdiğim çift oldu. çok güzel bir gelişim ve bağ izledik. iki taraf da çok güzel işlenmiş bence. diğer karakterler de genel olarak bana geçti ve büyük kısmını sevdim diyebilirim. dürüst olmak gerekirse manon hariç. ilk görüldüğü kitapta bölümleri bitsin diye can attım tabii sonradan onu ve takımını da çok sevdim. hatta seri de en çok ağladığım yer on üçler vedası oldu :( yazar gerçekten karakter işlemede çok başarılı. chaol benim çok empati duyabildiğim bir karakter oldu genelde sevilmese de. ancak onu karakter olarak anlayabildiğimi düşünüyorum. dorian ise beni ilk kitaplar da hatta zaman zaman son kitaplarda bile sinir eden bir karakter oldu. ama tabi bunun karakter gelişimine katkısını geçemem. hikayesi benim
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,437 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·168 syf.··
2025 16. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2025 00:00
Yıldız Tozu  //  Elif Z. Hebiloğlu  //  Perseus Yayınevi Selam bugün sizleri fantastik bir roman ile geldim ve benim en sevdiğim türlerdendir. Sizler hangi tür kitapları seviyorsunuz? Zeynep ve Kaan birbirlerini seven iki gençtir ve kisi de ayrıca çok iyi arkeologdur.Beraber bazı projelerde çalışmışlar ve yine yeni bir projede beraber kazıya başlamışlar.Kazı esnasında bir tünel bulurlar.Tünele girdiklerinde bu tünelin üç ayrı kola ayrıldığını görüp ayrılırlar 2 ayrı küçük tünelde hiçbir şey çıkmazken,Kaan'ın olduğu tünelde eski tarihi eserlerle birlikte bir defter bulunur.Defteri yanlarına alıp incelemek isterler.Kazı alanından ayrılıp şehirde bir lokantada otururlar.Onlar defterin üzerindeki tozları temizlemeye çalışırlarken defteri açtıklarında,defterden tozlar ve sesler gelmeye başlamıştır.Ellerindeki defter artık onlarla konuşmaya başlar.Zeynep ve Kaan sayfalara baktıkça etraflarını yıldız tozu yayılır.Yıldız tozu ve Nesessica uzayda var olan sıra dışı kozmik bir maddedir.Bu elementler evrende başka elementlere benzemezler ve zamanın,mekanın ötesinde hareket etmelerini sağlayan bu element sayesinde Zeynep ve Kaan deftere yıldız tozuna hapsolmuş Hypati ile tanışırlar. Hypati ruhu defere hapsolmadan önce çok uzakta bir gezegende yaşarken kendini bulma yolculuğuna çıkar.Tabii bu arada yaşarken arkasında istemeden değer verdiği sevdiği insanları bırakmak zorunda kalır.Bu yolculuk esnasında kendi ve çevresi hakkında birçok sırrı öğrenip ortaya çıkarır.Hypati ve Zeynep arasındaki bağı,Zeynep sayfaları okudukça anlamaya başlar.Çünkü Zeynep'in de bu defter de ayrı bir yolu ve rolü vardır.Ama bu zaman içinde Kaanda yanındadır Zeynep ve Hypati arasındaki bağ nedir?Zeynep ve Kaan ne olmuştur?Hypati sonunda neler yaşamıştır ve özgürlüğüne kavuşabilmiş midir? Bunların
1000Kitap
Yıldız TozuElif Z. Hebiloğlu · Perseus Yayınevi · 20258 okunma
Puan vermedi
Herkese merhaba, sizlere bugün sürükleyici, fantastik ile bilim kurgunun karıştığı, uzayda geçen bir kitabın yorumunu getirdim. Kitapta zaman yolculuğundan tutuğun, mitolojik ögelere kadar birçok şeyle karşılaşıyoruz. Gücün kötüye kullanımını, ihaneti görüyoruz. Yıldız Tozu kitabımız, nişanlı arkeolog çiftin yaptıkları bir kazıda yeni keşfettikleri tünelde buldukları defter ile başlıyor. Bu defter öyle önemli ki bizi bir yolculuğa çıkarmasına neden oluyor. Defter, yıldız tozu ile kaplı ve bu tozun içerisinde bulunan Nesessica elementi bulunuyor. Bu elementse çok tehlikelidir, özellikle kötülerin ellerine geçerse… Bu defter, sahip olduğu tozla birlikte gerçekliği bükebilir, hafızayı silebilir ve bilinç yolculuğu yaptırabilir. Defterin asıl koruyucu olan Hyptia ile bugünden milyar yıllar öncesine gidiyoruz. Gidiyoruz gitmesine ama bizi geçmişte neler bekliyor? Bunu öğrenmek için kitabı okumaya ne dersiniz? okuyan.lavinya dt_elifzhebiloglu perseusyayinevi yildiztozu.fc #lavinyaileokuyoruz
İnceleme
Yıldız TozuElif Z. Hebiloğlu · Perseus Yayınevi · 20258 okunma
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2025 73. kitabı
2010 Dünya Kupası... Güney Afrika'da uzatmalara giden son derece sıkıcı bir final maçı... Hollanda on kişi kalınca İspanya baskısını arttırır. Oyuna sonradan giren Cesc Fabregas, ceza sahasına yakınken Andres Iniesta'yı topla buluşturur. Iniesta, düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderir. Ve BUMMM! İspanya son düdükle birlikte artık Dünya Kupası şampiyonudur. Sevinç büyüktür. Zira Kızıllar, dünyanın zirvesine çıkabilmek için çok beklemiş, çok savaşmış ve çok emekler vermiştir. Vicente del Bosque'nin yönetiminde ulaşılan bu şampiyonluktan 70 yıl öncesinde, İspanya gelişememiş ve futbol kapasitesi sınırlı bir ülkeydi. Yazar Jimmy Burns'ün kaleme aldığı "Kızıllar: İspanyol Futbolunun Dünyayı Fethi" adlı araştırma kitabı, içeriğinin doluluğu ve konunun hakimiyetiyle dikkat çekiyor. Ve her şeyden evvel taa 1920'li yıllara geri dönüyor ve İspanya'yı adeta "gaz ve toz bulutundan ibaret" zamanlarından ele almaya başlıyor. Futbolun ülkeye gelişi, Bilbao'nun yakaladığı çıkış, Katalonya problemi, ülkeyi kasıp kavuran iç savaş, bu amansız savaşı bitirerek uzun yıllar diktatör olarak anılan Franco, değişmeye başlayan İspanya futbolu, futbolun halk arasında en sevilen spor haline gelişi, Real Madrid'in komutayı eline alışı, değişen yabancı kuralı, Real Madrid'in ve Barcelona'nın yabancı yıldızlarıyla İspanyol futbolunu geliştirmesi, El Clásico rekabeti,Los Galacticos, La Masia vb daha neler nelerle bu araştırma kitabı okurlara derin bir kaynak sunar. İspanya'nın dipten zirveye doğru yükselişini hiç yolu taşlarla döşemeden, dümdüz ve etkili bir retorikle anlatıyor. Burns gazeteciliğinin de verdiği etkiyle kitabını okurlarıyla konuşuyormuş gibi bir samimiyette yazıyor. Yalın ve açık bir üslup tercih ediyor. İspanya'da futbol, güney sahillerine doğru bir madende doğuyor. Hem Bask
Edebiyat
Kızıllar: İspanyol Futbolunun Dünyayı FethiJimmy Burns · İthaki Yayınları · 202117 okunma
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
Futbol, milenyuma girişimizle birlikte hızla büyüyen bir sektör oldu ve global bir spor haline geldi. Hal böyle olunca yayın gelirleri, forma satışları, bilet gelirleri ve daha birçok ekonomik avantaj parayı elinde tutan güruhların dikkatini çekti. Rus oligarklar bu konuda hamle yapan ve futbola para akıtan ilk grup olurken; onları kulüpleri şirket gibi yöneten Amerikalı işadamları izledi. Asya pazarı ortaya çıktı ve Çin, global futbol piyasasında gücünü göstermek için her şeyi yaptı. Bu dörtlünün son bloğunu tamamlayan ise Orta Doğu oldu. James Montague "Oyunun Efendileri" adlı kitabında, bahsettiğim duruma ve bu durumun nasıl bir çağlayan gibi ilerlediğine dikkat çekiyor. Montague'nin satırlarında parayı yasallaştırmak için kulüplere para harcamayı, siyasi dokunulmazlıklar kazanabilmek için kulüpler satın almayı, markanın görünür yüzü olmak için satın almayı ve yayın gelirleriyle zenginliğine zenginlik katmak için satın almayı görüyoruz. Yatırım adı altında, aslında futbol kültürünün nasıl değiştiğini ve masumluğun nasıl kaybolduğunu anlıyoruz. Yazarımız, tüm bunları büyük bir netlikle anlatırken Katar Dünya Kupası'na ve orada işçilerin yaşadığı çok zor koşullara da değiniyor. Araştırmaları ve röportajları gerçekten çok değerli! Yazarımız, kitabı dört bölümde inceliyor. İlk bölümde Doğu Avrupa'yı ve "Oligarkların Yükselişi"ni görüyoruz. Oligarklar; Sovyetler Birliği'nin yıkılması sonucu ortaya çıkan, zenginliğinin kaynağı bilinmeyen ve gücü elinde bulunduran bir topluluğu temsil eden Rus ve Ukraynalı kişilere denmektedir. Vatanından sürülerek ikinci vatan dedikleri Birleşik Krallık'a gelen ve Rus devletinin en başındakine olan desteklerini devasa yatırımlar yaparak gösteren Rus oligarklar anlatılıyor. Petrol ve gaz yatırımlarıyla zenginleşen Roman Abramoviç'in 23
Edebiyat
Oyunun EfendileriJames Montague · İthaki Yayınları · 201813 okunma