Kitaptaki bahsettiği yabancı askerleri anlatırken tarafsız kalmak için kısa tutmuş genellikle çoğu şeyi yüzeysel olarak yorumlamaya çalışmış ama iş Enver Paşa ve Atatürke gelince anlatımı çok taraflı ve kendi düşüncelerini kesin şeylermis gibi aktarıyo özellikle de Enver paşayı alman hayranı olarak anlatmasi çok komik Türkçü bir insan nasıl başka bir ülkeye hayran olabilir ki Enver Paşa hayran oldugu için değil o dönem en iyi askeri teknoloji almanlarda olduğu için almanlarla yakın ilişkiler kurmak istiyo bunu daha önce Osmanlı padisahi 3. Selim de yapıyo nizami cedid ordusunu kurmak için fransizlarlardan destek aliyo sonra Fransa mısıra saldırınca işler karışıyo her neyse Enver paşaya geri dönelim o dönem balkan savaşlarındaki hezimetten dolayı savastaki iki taraf ta bizi istemiyo ayak bağı olacağımızı düşünüyo ama İtalyanin saf değiştirmesi sonucu almanlar bizi kendi tarafına kabul etmek zorunda kalıyo teknolojileri güçlü almanlarin o dönem ama askeri kaynakları sınırlı ve bu yüzden iki cepheli bir savaşta kazanmaları mümkün değil çünkü ruslarin muazzam bir insan kaynağı var o dönem yani savaşa surebilecegi asker kaynağı Osmanlınin nüfusundan fazla öyle söyleyim anlaşılması için Enver Paşa harbiye naziri olduktan sonra Osmanlı ordusu toparlanmaya başlıyo ve savaşa tam hazır olamadan savaş çıkıyo 2. Abdülhamid gerçekten çok zeki bir padişah ama çok kuruntulu olduğu için askeriyemizin gerilemesine sebep oluyo darbe felan yapmaya kalkarlar diye donanma yi çürümeye terk ediyo (donanma konusunda yapabileceği bisey yok bu yüzden suç bulmuyorum çünkü donanma çok maliyetli bir şey ve finanse etmek çok zor bir durum o dönem için) sırf sadık diye beceriksiz insanları ordunun üst kısımlarında tutuyo sultan Abdülhamid ama ona da bisey diyemem çünkü her taraf hain kaynıyo o