Fadik K.

Fadik K.
Sanırım var olmak için önce yok olmalıydım. -Sokakta karşılaştığım Goriot Baba sana minnettarım... -Tam zamanlı abla:⁠-⁠) -Aklıma esdikçe buraya bir şey ler yazmayı seviyorum;⁠)
Paramedik
Wan
33 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kuşlar geçecek damların üstünden Kuşlar konacak dallara Kanat seslerini duyup uyanırlarsa Gene kuşlarla uyusun çocuklar Olanı biteni anlatma. Melih Cevdet Anday
Reklam
"İnce düşünen incinir Mathilda bu hep böyledir." Léon
Üçüncü Bab:Şivekâr'ın yolculuğudur.
#y:2221. Eskiler iz sürerdi Biz muttasıl arıyoruz yeni insanlar Arıyoruz âlemin iç yüzünden zihnimize Yansıyan bir tasarımla gerçeği Şivekâr bizden biri Yola çıktı yolu bilmeden Arıyor bir hedef gözüne kestirmeden Aradığı ne sevgili, ne efendi,ne sultan Özünü harekete geçiren onun Kanını kaynatan candır düpedüz kendi canı. Yol canlılıkla mukayyet Gitti deriz ölenler için Yalnız yaşayanların işidir Yola çıkmak, yolu kat etmek Şivekâr olduğuna Olmasını istediği için inandığı O bir biricik can için yola koyuldu Canını koydu yola Öyle bir başka ben bulsun ki Beni bütün şemaliyle onda bulunsun Başkada bir ben yok ise Yere çalınsın rüya Benle başka yok olsun...
Puan vermedi·272 syf.··
2023 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2023 01:00
Aziz Nesin,bu romanında harika bir karakter yaratmış.Rusların nasıl ki hepimizin içinde bir oblomovluk var demesi gibi bizlerinde malesefki içimizde bir zübüklük bulunmaktadır.Bu zübük karakteri bir taşra kasabasında güç, iktidar sahibi olduğundan her şeyi yalan, dolanla sürdürmesine rağmen halkın sesiz kalması hatta yalanlarına kılıf uydurmaları söz konusu.Aslında kitabın anlatmak istediği almanca öğretmeninin mektupta belirtiği gibi bizim hepimizin içinde birer zübük olmasa içimizden böyle zübükler büyümezdi.1961 de yazılan bu roman sanki daha dün yazılmış gibi dünün, bügünün ve yarının zübükleri. Aramızda zübüklerin büyümesine izin verdikçede daha dün yazılmış gibi kalıcak .
ZübükAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20128,3bin okunma
Belki de toprak, yağmura hasret kaldığından yağınca böyle güzel kokuyordur. Belki de toprak korkulması değil sevilmesi gerekiyordur. Belki de biz yanıldık ilk toprağı sevmekle başlamalıydık. Tıpkı sevildikçe güzelleşen gönüller gibi.. Hoş geldin Ekim Yağmurları ...🖋️