Her şey nasıl da hızla kaybolup gidiyor, evrendeki bedenler ve onların hatırası silinip gidiyor zamanla; duyularla kavranan şeylerin ama özellikle hızla bizi kendine çeken, acıyla bizi korkutan veya boşuna övülen şeylerin doğasını düşünün, ne kadar da değersiz, adi, kirli, geçici ve ölüler!
Şehvete dayanan yanlış davranışlar öfkeye dayanan yanlış davranışlardan daha iğrençtir. Zira öfkeyle hareket eden insan belli bir acı ve kasılmayla akla yüz çevirir, buna karşılık hazzın kölesi olarak şehvetinden ötürü kusur işleyen biri daha iradesiz ve insana daha yakışmayan bir davranış sergilemiş olur.
Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz.