Kadına şehvetle yakınlık duyan erkeklerin aslında
tek bir amacı vardır. Onu istismar etmek, sonra da
onu ortada bırakıp istismar edilmeyen bir kız arayıp, onunla evlenmek. Karşılanan, ağırlanan, uğurlanan
sen, bir şehvet vasıtası olarak vazifeni îfa edince öylece ortada bırakılırsın. Tecritte onulmaz acılar çekersin. Eş arayan erkekler de cemaziyelevveline bakıp, “Bu falancayla gezer tozardı, bu lekeli, bundan çocuklarıma anne, bana eş olmaz.” derler.
Uzaklaştığın yolu takip ederek, terk ettiğin Medeniyet’e dön. Hayata uydurulan İslâm’dan, İslâm’a göre tanzim edilen hayata gel. Su kabarıyor. Fesad yayılıyor, örtü sadece adıyla kaldı, çıplaklık altın çağını yaşıyor, fitne yedi başlı ejderha gibi etrafını sarmış; ya yok olacak ya da İslâm’la her çeşit belaya “paydos” diyeceksin.
Kadınların ibadetlerini nerede yapmalarının daha faziletli olduğunu bildiren ilgili hadis şu şekildedir: “Odalarınızda kıldığınız namaz, salonlarınızdakinden, salonlarınızda kıldığınız binalarınızdakinden, binalarınızda kıldığınız da cemaatle kıldığınız namazdan daha faziletlidir.
Nitekim kadınların erkeklere benzemesi önce pardösü altına giyilen pantolonla başladı, ardından cekete benzeyen tunikler giyildi, sonra kıyafet pantolon cekete dönüştü. Baş örtüsü de yakanın içerisine sokularak Arap erkeklerin başlarına doladığı sargıya çevrildi. Allah Rasûlü bütün bu savrulmaları dikkate alarak ümmetinden kadınların erkeklere, erkeklerin de kadınlara benzemesine karşı çıkmıştı.
Kadının el ve yüz hariç bütün bedeni “avret” olduğuna göre bu iki uzuv dışındaki bütün organlarını örtmesi farzdır. Buna göre kadının tesettüründe aranan ilk şart kıyafetin bütün bedeni kuşatacak şekilde olmasıdır.